Gerçek şu:
Zulümün değeri değil, görünürlüğü konuşuluyor.
Yani bir acı ne kadar “trend” olursa, o kadar gündeme geliyor.
Medya neyi gösterirse insanlar onu konuşuyor.
Doğu Türkistan yıllardır kanıyor ama görünmez kılınıyor. Filistin ise daha görünür olduğu için gündemde. Bu, acının derecesini değil, sadece görünürlüğünü değiştiriyor.
İnsanlar çoğu zaman vicdanla değil, kalabalıkla hareket ediyor.
Popüler bir zulme karşı çıkmak kolaydır; destek alırsın, yalnız kalmazsın.
Ama kimsenin konuşmadığı bir zulmü savunmak cesaret ister.
Vicdan değil, imaj öne geçiyor.
Bazıları gerçekten mazlum için değil, “duyarlı görünmek” için konuşuyor. Böyle olunca acılar bile bir vitrin malzemesine dönüşüyor.
Oysa gerçek vicdan seçici değildir.
Doğu Türkistan’daki bir çocuğun gözyaşıyla Filistin’deki, Rojava'daki, başka coğrafyalardaki mazlumların acısı da aynı acıdır.bir çocuğun gözyaşı arasında fark görmez.
Çünkü vicdan, kalabalığa göre değil; hakikate göre konuşur.