Bugünü anlamak, Kürtlerin ahlar ve vahlarla dolu film şeridini geriye sarmayı gerektiriyor.
l920'lerden l990'lara kadar "Türk vatanında Kürt yoktu" Devlet l930'da "Türk bu ülkenin yegane efendisidir. Dost, düşman, bu dağlar bu hakikati böyle bilsin," diye buyurmuştu. Koyun fiyatının 25 kuruş olduğu zamanlarda, ağızdan çıkan her bir Kürt­çe kelimeye 5 kuruş ceza kesildi. 'Kürtçe ıslık' çaldı diye işkence gören bile oldu. 27 Mayıs 1960 darbesinin kudretli paşası Cemal Gürsel, Diyarbakırlılara "Bu memlekette Kürt yoktur, Kürdüm diyenin yüzüne tükürürürüm" di­ye kükremişti. Tükürdü de.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Rojava
Düşümde gördüm, yenilmez bir kent gördüm, bütün dünyanın saldırılarına karşı koyuyordu.
Sayfa 63 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Rojava'da kadının dilinde yankılandı özgürlük!
Sayfa 38 - Aryen
"Tarih dersi der ki küresel dengeler yeniden kurulurken küçük oyuncular büyüklerin hesapları arasında teferruata dönüşür. Bunu önlemenin yolu özgün ve özgül ağırlığını yitirmemektir."
Sayfa 426·Kitabı okudu
"Kürtlerle barış sağlanmadığı sürece duvarların kalınlığı ve yüksekliğinin sorunun çözümüne hiçbir faydası yoktu. Ne yazık ki hükümet biçare bir şekilde yarın yıkılacak duvarlar inşa ediyordu."
Sayfa 424·Kitabı okudu