Rojava Kürtlerin Zamanı

9,0/10  (2 Oy) · 
6 okunma  · 
1 beğeni  · 
291 gösterim
2011’de Arap Baharı diye etiketlenen isyan dalgasıyla birlikte Suriyeli Kürtler bölgedeki önemli aktörlerden biri olarak sahnedeki yerini aldı. PYD’nin örgütlediği Kürtler, Temmuz 2012’de kritik bir dönemde Suriye güçlerinin çekilmesiyle Kobani, Afrin ve Cezire bölgesinde kontrolü ele geçirdi. Askerî alanda organize edilen birlikler ve kadınlardan müteşekkil silahlı güçler bir yandan düzeni sağlarken diğer yandan Suriye yönetimini devirmeye yönelik çok boyutlu savaşı kendi şehirlerinden uzak tutmaya çalıştı. PYD farklı etnik ve dinî kesimleri sürece katarak özerklik tesis etmeye koyuldu. Bunu yaparken rakip partileri dışlamak ve gücü tekeline almakla da suçlandı. Kürt hareketi, Rojava’da ‘demokratik özerklik’ uygulamalarının yarattığı heyecan ve Selefi cihatçı gruplara karşı direnişin yol açtığı ilgi sayesinde uluslararası alanda meşruiyet zemini buldu.
Fehim Taştekin, Rojava: Kürtlerin Zamanı’nda bu tarihsel dönemin özgünlüğünü, Kürtler ve diğer etnik-mezhebî topluluklar arasındaki ilişkileri; Suriye, Türkiye, Irak ve İran’da bulunan Kürtlerin yaşanan süreçte oldukça önem kazanan siyasi ve sosyal etkileşimlerini; farklı çizgilerdeki Kürt hareketleri arasındaki mücadele ve müzakereleri, bölgeyi yakından tanıyan bir gazetecinin ustalığıyla ele alıyor. Yıllara yayılan kapsamlı araştırmaların, olgulara dayalı izahların ve insani hassasiyetleri ihmal etmeyen bir bakışın yetkinliğiyle...

Fehim Taştekin; siyasi fikirlerinde örtüşmediğim fakat gazetecelik olarak çok önem verdiğim biridir. Özellikle Suriye konusunda belki de tek özgün gazetecidir. Suriye'nin kuzey bölgelerinde çatışma yaşayan tarafların tamamıyla ilişkisi olmuş ve doğrudan haber alma imkanı olmuştur. Bu kitap, başlığına bakılınca sadece Kürtler hakkında olduğu zannedilse de, Suriye'de yaşanan savaşın tüm açılarını içeren güncel bir tarih kitabıdır. Kitapta olumsuz olarak gördüğüm tek bir konu var; güncel olaylar hakkında derin araştırma yapılması ve nasıl olduğu net şekilde anlamak mümkün değildir. Yıllar sonra gerçekler anlaşılabilir. Yazar YPG hakkında bazı güncel olumlu konularda peşinen yorum bildirmiş, fakat yine YPG hakkında bazı olumsuz olaylarda yorum yapmadan gizleme hissiyatı vermiş. Sayı olarak yine de azdır, dolayısıyla kitabın önemini azalttığı düşünmüyorum. Tavsiyedir.