"Rojava halkının acısına 'ırkçılık' ile karşılık verenler, insanlık onurundan nasibini almamış olanlardır. Biz acıyı paylaşıyoruz, siz nefreti. Biz kardeşliği savunuyoruz, siz ayrımcılığı. Ne paylaşımlarımızdan ne de kimliğimizden geri adım atacağız. Kitapların arasına gizlediğiniz o ilkel ırkçılığınızı alıp bu platformdan gidin!”
Rojava-Filistin-Sudan-Doğu Türkistan
“Kelebeklerin bile çocuklardan daha uzun süre yaşadığı bir coğrafyada size hangi şiiri yazayım...” Ahmed Arif
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Rojava Şiiri
Biz Kürtler, tarihin en eski halklarındanız; fakat en çok yok sayılan, en çok ezilen, en çok kanı dökülen halkız. Bizim dilimizi yasakladılar, şarkılarımızı susturdular, köylerimizi yaktılar, dağlarımızı bombaladılar, çocuklarımızı gözlerimizin önünde anne karnında tekmeleyip öldürdüler. Her defasında bize "yok" dediler. Her defasında kimliğimizi inkar ettiler. Fakat biz her defasında küllerimizden yeniden doğduk. Çünkü biz, inkârın karanlığında bile başkaldırmayı öğrendik. Bizim kaderimiz teslimiyet değil, direniştir. Kürt, zulme boyun eğmez. Bizim gözyaşımız korku değil; isyanın tohumu, öfkenin çağrısıdır. Çocuklarımızı öldürenlere karşı biz susmayız. Analarımızın feryadını susturamazsınız. Bizim yasımız, sizin korkunuzdur. Çünkü biz biliriz ki her damla kanımız, bir gün özgürlüğün bayrağını daha da yükseğe dikecek. Yıllardır bizi dört parçaya böldünüz. Sınırlar çizdiniz, aramıza tel örgüler diktiniz. Ama unuttunuz: Kürt halkının kalbi birdir. Rojava’da ağlayan çocuk ile Amed’de haykıran genç, aynı acının, aynı onurun evladıdır. Siz ne kadar parçalarsanız parçalayın, biz o çizgileri ayaklarımızla sileriz. Biz Kürtler, artık susmuyoruz. Bizim sabrımız, artık zincirlerinizi kırmak için bilenmiş bir kılıçtır. Katliamlarla, yasaklarla, sürgünlerle bizi yok edemezsiniz. Çünkü biz yok olmadık. Biz buradayız. Biz Kürdüz! Ve bilinsin ki: Bizim dilimiz susturulamaz, Bizim bayrağımız indirilemez, Bizim onurumuz çiğnenemez. Biz Kürtler, kanla yazılan bu tarih içinde dimdik ayaktayız. Katliamların külleri arasından yükselen haykırışımız şudur: “Bizi yok sayanlara karşı varız! Zulmün karşısında direniyoruz! Ve bir gün mutlaka özgür olacağız!” Rezan Farqîn
Esed iblisine karalar bağlayanlarda bugün
Suriye gelişmelerine sevinenlere denmedik laf bırakmayan bajım. Hayır, en büyük Müslüman olma iddiamız yok. Ama evet, Şiası, Laikusu, hatta paralel dinin hippi kanadı karalar bağlarken biz Suriye'de olanlarla mutluyuz be nihilist bajım. Yok bajım, bizim dinimizde İsrail'e komşu olmaktan korkmak yok. Utanmasan ayet hatırlatacaksın bize; "düşmanlarınız size karşı ordu hazırlamışlar, korkun onlardan" diye. Ayetten haberin yoksa pişti oldun bajım (Al-i İmran 173). Kormuyoruz bajım. Haseke'dekilerden, Tel Aviv'dekilerden korkmadığımız gibi. "Yarın komşu olunca görürsünüz çakma cengaverler" lafın, o gün hangi tarafta olacağını düşündürür karşındakilere. O gün Bijiseroklamayacağın umulur cevval bajım. Önümüzdeki günlerde ah Rojava, vah Kobane temalı, bol ciyaklı, yeni sığlıklarını da iştiyakla bekliyoruz, hep bi mağdur bajım. Bizi Türk şiiri karalamaya itenler utansın. Kül var, duman var. Lej gibi koku var. Müjde. Üç harfli markette cigareye üç taksit var bajım. @Mantoluderya
Gönderi kullanım dışı
Rojava
“Kelebeklerin bile çocuklardan daha uzun yaşadığı bir coğrafyada ben size hangi şiiri yazayım” Ahmed Arif