Doğası gereği kadın daha bağımsızdır ve bu da erkeği ve onun egosunu incitir. Bu yüzden erkek onu başka bir şekilde bağımlı hale getirmeye çalışmıştır, yapay bağımlılıklar onun için uydurulmuştur Ekonomik olarak kadın felç edilmiştir, o erkeğe bağımlı olmak zorundadır. Bu erkek için bir tesellidir. Kendisi kadına bağımlıysa, kadın da ona bağımlıdır. Bu bir takas ve tesellidir.
Dünyadaki tüm mitolojilerde kadın toprak ile temsil edilir. Kadın toprağın içinde kökleşmesini sağlar. Aksi halde bir kadın olmadan erkek topraksızdır.
Kadın dışarısıyla ilgilenmez, bu yüzden bir kadın evlenmediğinde yalnız olmaktan çok tek başınadır. Ve o tek başınalığından erkekten daha çok keyif alır çünkü o daha çok içine odaklıdır, bir anlamda o daha bencildir. Bu sözcüğü son derece olumlu anlamda kullanıyorum: O bencildir, onun merkezi kendindedir. Erkek diğerine odaklıdır: O sürekli başkalarını düşünür.
Hiçbir kadın savaş istemez çünkü nihayetinde kurban olan erkek değil, kadındır. Savaşı yaratan erkektir, savaşta dövüşen erkektir ama acı çeken kadındır. Kadın dünyanın yarısıdır: Şayet dünyanın bu yarısına da söz hakkı tanınsaydı tarih başka olurdu.
Kadın daha sezgiseldir, daha içgüdüseldir. Şayet o bir meditasyoncu değilse, sadece içgüdüsel olacaktır. O bedeniyle düşünür. O erkekten daha çok bedeninde kök salmıştır, o erkekten daha çok bedeninin farkındadır ve bedenimiz milyonlarca yıllık geçmiş deneyimlerimizin tamamıdır." Erkek daha çok zihinseldir, daha entelektüeldir.