Rojda Kılıç

Rojda Kılıç
@rojdakrc
Tarîxa dinyayê du qisim in yek a nezanî ye û ya diduyan a xwendin û nivîsandinê yê. (Mûsa Anter) M 10.09.2025
Türk Dili ve Edebiyatı
Mersin
20 Ekim 1996
681 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·136 syf.··
2023 5. kitabı
Kitabı okurken çok keyif aldım. Çünkü kitapta bize alışılmadık bir şekilde tavsiyeler veriyor ve önerilerde bulunuyor kullandığı dil o kadar akıcı ve yumuşak ki hemen kitabı bitirebilirsiniz. Üç bölüm olarak tasarladığı bu kitabında ise temel olarak kendimizi nasıl keşfedebileceğimizi, hedeflerimizi nasıl belirleyebileceğimizi ve hedeflerimize giden yolda nasıl ilerleyebileceğimizi anlatıyor. Bunun için de kitap boyunca “Ben kimim? Ne yapmak istiyorum? Nereye ulaşmayı amaçlıyorum? Bunu nasıl yapabilirim? Niçin?” sorularına cevaplar arıyor. Yazar bu sorulara cevap ararken, bizi hayata kendi çabalarımızın bağladığını dile getiriyor. Yaşamı değerli kılan şeyin ise belirlediğimiz amaçlarımızın olduğunu belirtiyor. Anlatılan fıkralar, anekdotlar ve yaşanmış hikâyeler bizi bir yandan güldürürken, bir yandan da düşündürüyor. Yazar "Geleceğinizle ilgili kararlar almak aslında hiç de zor değildir.Zorluğu yaratan, sizin kendinizi yeterince tanımamanızdır." Der. Çünkü kendinizi tanırsanız zorluğun kaynağını bulup çözüm odaklı ilerlersiniz. Buna ilâveten "Güçlü bir kişilik, yolunuzdaki en büyük Işığınızdır.Emin olun hayattaki doyumunuzda ve başarınızda kişiliğiniz, zekânızdan daha önemli bir yer tutar." Çünkü kişilik insanı Şekillendiren bir etkendir. Hayatınızı güzel yaşamak için iradeli Cesur olunmalı ki "Yaşadıkça yaşlanmazsınız, yaşamadıkça yaşlanırsınız." Bunun için kendinize güvenin. İyi okumalar dilerim.
İnsan ve Hayat
Avcunuzdaki KelebekAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202212,8bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·296 syf.··
2023 4. kitabı
George Orwell, Aspidistra romanında 1930’lar İngiltere’sindeki sınıf kavgasını ve bir üst sosyal katmana çıkma eylemini kara mizahla eleştirmiştir. karamsar ve umutsuz dünya perspektifini de bu kitaba da yansıtmıştır. Sistemin demir çarkından kurtulmanın mümkün olmadığını, eninde sonunda sistemin bir parçası olunacağını savunmuştur. Gordon, karakteri tutarsızlıklarıyla ön plana çıkmaktadır. Hem paraya savaş açmıştır hem de sürekli bir şekilde ona muhtaç kalmıştır. Üstelik başkalarının parasına ihtiyacı olmuştur. Romanın ismi ve roman örgüsünde sıkça adı geçen Aspidistra bitkisi, aslında romanın başrolü Gordon için parayı temsil eden bir varlıktır. Onun kötü şartlarda yaşadığı evlerde, bu bitki de onu tıpkı paranın kirli ve bozulmuş bir gölgesi gibi takip eder. Zihninden uzaklaştırmaya çalıştığı para imgesi onu “Aspidistra” kılığında takip etmiştir. Gordon’un değişen şartlarıyla birlikte bitkinin de yeri değişir. Nefret ettiği her ne varsa yaşamının tam ortasında yerini almıştır. "Garipti. Ingiltere'nin dört bir yanında insanlar işsizlikten kıvranıyordu, "iş" sözcüğünden midesi bulanan Gordon ise bırakması istenmeyen işlerden çıkıyordu. Bu da, bu dünyada, gerçekten ve içtenlikle istemediğin her şeyi elde edebileceğinin iyi bir örneğiydi." Kapitalist sisteme karşıydı. Paraya savaş açmıştı ama yine de onsuz olamayacağının farkına varmış ve oda sistemin bir parçası olmuştu. Güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar
Para
AspidistraGeorge Orwell · Can Yayınları · 20195,4bin okunma
Efsun
Puan vermedi·244 syf.··
2023 2. kitabı
Yazar 2020 yılında yazmaya başladığı eserinin asistanlığını kızları ve eşi yapar. Hikâyede bahsi geçen yerler yazarın hayatı boyunca gitmediği yerlerden seçilir. Beyrut, Girit, Gümüşhane, Çanakkale (Lâpseki), Edremit, İstanbul’un bazı mahallelerini ve diğer yerlerin çoğunu hiç görmemiştir. Kızlarının internetten yaptıkları araştırmalar sonucu hazırladıkları raporlardan yola çıkarak hazırlar. Tıpkı romanın içeriğinde de olduğu gibi- belki de biraz manidar bir biçimde – asistanlarının araştırdığını kendisi romanlaştırır. Roman da şöyle bir alıntı var: "İnsan davranışlarının altında yatan temel nedenleri bilmek aynı zamanda onları anlayabilmenin de esas yoludur. Öfke, sevinç, ihanet, sadakat, cesaret ve korku öz insani duygulardan her birinin tarihten, doğadan, kişinin öz sağ duyumundan ya da toplumsal etkilerden kaynaklanan nedenleri vardır. Hikâyesini bilmediğiniz insanı anlayamazsınız, anlayamadığınız insanı sevemezsiniz." Romandaki karakterleri anlayabilmek için herkesin hikayesinin özgün ve değerli olduğunu kabul etmek gerekir ki gerçek bir empati geliştirilsin. Roman üç kuşağın yaşanmışlıklarını anlatan coşkulu, akıcı ve bol sürprizli hayat hikâyelerinden oluşuyor. Eğlenceli anlatım tarzıyla acının mizahla harmanlanışının yanı sıra filizlenmek üzere olan bir aşk hikâyesine de tanık oluruz. Yarım kalmış aşkların, saklı da kalmış yaşamların, gün yüzüne çıkan gerçeklerin hikâyesinin adı bu defa “EFSÛN”dur. Zevkle okudum. Yazar hakkında ön yargılarınızı bir kenara bırakıp okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar dilerim.
İnsan ve Hayat
EfsunSelahattin Demirtaş · Dipnot · 20244,858 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2023 1. kitabı
Cahit Zarifoğlu benim çok sevdiğim ve favori yazarlarımdan biri. Onu okuyunca kendimden bir şeyler buluyorum. Şiirleri çoğu zaman ruhumu yansıtıyor. Çoğu şiiri imgeler içeriyor ve bu onun şiirine özgünlük kazandırıyor. Cahit Zarifoğlu o hale gelmiş ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştur. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman, onu hemen anında şiire döküverir. Kitabın ismi bile saatlerce düşündürebilir insanı. İçimizde daima dönüp duran korkuları ve yakarışları anlayan, anlatan şiirlerle dolu. Bu şiirler hem onun hayatını hemde bizim içinde bulunduğumuz anlara bir açıklık getirecek mahiyetinde. Bilirim aydınlık için Karanlık da gerekli Bazen var'ı Anlarsın yok ile (Sayfa 65) Sözüyle insanda olan zıtlıkların bir arada oluşu onu daha da anlamlı hale getiriyor. Velhasıl onun şiirlerini anlatmak ne mümkün ancak okuyup kendiniz için anlamlar yüklediğiniz de anlarsınız okumanızı tavsiye ederim şiirle kalın
Düşünce
Korku ve YakarışCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 20132,584 okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2022 5. kitabı
“Beyhude Ömrüm” bir hikayedir. Anadolu’nun vahşi tabiatı karşısında yılmadan, toprakla mücadele ederek kendi kurtuluşunu kendisi yaratan, kıraç bir kayalıkta bahçe kurma idealini gerçekleştiren bir köylüyü anlatıyor. Yazarın içindeki tabiat aşkı Türkiye’deki toplumsal değişme ve köylerin boşalmasını da dile getiriyor köyden kente göçüşü anlatıyor. Aslında eserde anlatılanlar bir imgedir. Sırasıyla insanın dünyaya gelişi, buradaki macerası ve bu dünyadan göçüşü anlatılıyor. İnsanoğlu dünyaya niçin gelir? Herhalde bir bahçe kurmaya gelir. Dünya dediğimiz de bir gurbet değil mi?” sözleriyle dünyada yaşayan herkesin bir bahçe kurduğu, sonunda herkesin bahçesinin bir fanilik olduğunu dile getiriyor. Kahraman hayal ettiği bahçeyi kurup orada ölüyor. Yalın akıcı bir dil kullanmış bu dünyanın gecici olduğunu hepimizin birgün dünya denilen bahçeden ayrılıp ebedi bahçeye gideceğimizi anlatıyor. İyi okumalar dilerim.
İnsan ve Toplum
Beyhude ÖmrümMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201910,1bin okunma