Çünkü bir insanın kendi içinde ne olduğu, yalnız olduğunda ona eşlik eden tek şeydir. Bunu kimse bir başkasına veremeyeceği gibi ondan alamaz da. Bu olgu, insanın mülk yolunda sahip olduğu her şeyden, hatta dünyanın gözünde ne olabileceğinden daha önemlidir. Tamamen yalnızlık içinde olan entelektüel bir adam,kendi düşüncelerinde ve fantezilerinde mükemmel bir eğlenceye sahipken; donuk birini hiçbir çeşitlilik ya da sosyal zevk -tiyatrolar, geziler, eğlenceler gibi- can sıkıntısından koruyamaz. İyi, ılıman, nazik bir karakter yoksul koşullarda mutlu olabilirken; açgözlü, kıskanç ve kötü niyetli bir adam, dünyanın en zengini bile olsa sefil kalır. Dahası, özel bir kişiliğin kesintisiz zevkine sahip, yüksek derecede zekâsı olan biri için insanlık tarafından peşinde koşulan zevklerin çoğu gereksizdir; hatta onlar birer sorun ve yüktür.