"Sanki içimde kara bir delik vardı. Ve kendimi hiç hissetmediğim kadar yalnız hissediyordum. Tanımadan önce hayalimde canlandırdığım Giovanna'nın o suskun görüntülerinin bana arkadaşlık ettiğini o anda fark ediyordum. Artık yalnızdım ve ellerimin o suskun görüntüleri aradığı yerde, açık ve boş bir kara delik vardı. Elim soğuk hissiyle geri çekiliyordu."
"Onun başka bir adamla bir çocuğu olduğu için seninle bir çocuk yapmak istiyordum. 'Çocuğum' demek istiyordum, tıpkı onun 'çocuğum' dediği gibi ve onun bilmediği bana ait bir yaşamım olsun istiyordum, tıpkı onun benim bilmediğim, ona ait bir yaşamı olduğu gibi."
"Her şeyi, herkesi kaybetmişti. Bütün bu kayıplar arasında en acısının Vuslat olduğunu hissetti. Bu boşluğu doldurabilecek hiçbir şey yoktu. Oysa Vuslat'ı hep bir gölge, loş bir ışık, duvarların renginde kaybolan bir eşya gibi görmüştü. Ortadan kaybolsa da yokluğu anlaşılmayacak kadar sıradan bir eşya... Sevmek için zaman bulamamış, daha doğrusu hiç aramamıştı."
"Hiç farkına varmadan babası olmuştu. Kalbini karısına açmayan, evinin dışındaki hayatı evinin içindekinden daha önemli bulan, evdeki yürek sızılarını anlamayan, anlasa da umursamayan, çehresi daima asık, sesi daima gür ve azarlamaya hazır babası."
"Bir öğle üzeri karısının saçlarının neredeyse tümüyle beyazlamış olduğunu fark etti. Çok şaşırdı. Karısı o anda gözüne hem çok yakın hem de hiç görmediği kadar yabancı göründü."