"Vaktiyle çok yakın olduğu, şimdi pek çoğu hayatta olmayan kimselere "Adeta efsunlandım," diye tarif ettiği o anı hiç unutmamıştır. Sanki o an yaşadığı bir aşk değil, ilahi bir çağrıdır. Gördüğü şey bir çift göz değil, onu sıcak ama karanlık ve esrarlı bir aleme çağıran tuhaf bir yazgının ilk işaretidir."
“Hoşça kalın, Sevgili Kardeşim Rıfat, hoşça kalın. Bir masaya oturduğumuzda, tek başımıza ya da kalabalık, aydınlık ya da karanlık, bir masaya oturduğumuzda, yaşamaya da otururuz, lütfen bunu böyle bilin.”
“Rıfat, uyuyamayan dört yaşında bir erkek çocuğunu nelerin korkutabileceğini çok iyi tahmin ediyor: yüzleri olmayan hayaletler, ağzından salyalar akan yaratıklar, katil robotlar ve büyük sermayeyle karanlık ilişkiler kuran sağcı politikacılar.”