Yıllardır bildiği, hissetiği ama çaresini de bulamadığı, boğazı düğümleyen bir şeydi bu. "Zamanla alışırım, unuturum nasıl olsa," diye düşündü ama zaman unutturmadı, uyuşturdu.
"İşte hep böyle oluyordu. Bir düşünceye kapıldı mı, alıp başını uzaklara gidiyordu aklı. Çığın altında kalmış gibi ne tarafa olduğunu bilmeden nefes nefese kazıyor, kazdıkça yeni anılara kapılıp gidiyordu"