roni

@roniy·
·
sabitlendi
Saksılarımda birbirinden nadir çiçekler vardı. Türlü zahmetlere katlanarak onları toplamıştım. Toprağına kadar özenmiştim. İlk sene tüm güzellikleriyle kendilerini gösterdiler. Sonra topraktan bildiğimiz bitkiler de çıkmaya başladı. Onları koparmaya kıyamadım. Elim gitmedi. Yaşasınlar, istedim. Hikâyenin sonunda, iyice çoğaldılar ve nadir olan bütün çiçekleri yok ettiler. Yaşantımız da böyle değil midir? Sıradanlığa göz yumdukça, öyle kimseleri ve davetsiz gelenleri hayatımıza doldurdukça, kıymetli olanları kaybediyoruz.
Sayfa 31 - İbrahim Tenekeci, Senden bir eser
Reklam
Eski bir sekoya korusunun kollarında büyüdüm. Yine de çocukluk patikalarımdan birinde albino filizlerinden oluşan gür kümeyi görmem yaklaşık 25 yılımı aldı. Çoğu insan gibi ben de ondan tamamen habersiz hâlde defalarca etrafında dolanıp durdum. Tuhaf ve olanaksızlığın somutlaşmış hali olan bu ağaç hâlâ büyümeye devam ediyor. Fakat tam olarak nerede olduğunu söylemeyeceğim.
Sayfa 44 - Nadia Drake, Ormandaki Hayalet
albino sekoyalar hakkında
• beyaz bir ağaç, tıpkı "hayalet gibi". • "bir muamma. biyolojik bir olasılıksızlık -var olmaması gereken bir organizma-." • kendi gıdasını üretemediğinden, beslenmek için ebeveyninin kök sistemine girmek zorunda. • nadir bir ağaç. • sise boğulmuş alanlarda kendiliğinden yetişirmiş. • "genellikle albino sekoyaların geçici olduğu söylenir -bir görünüp bir yok olan, göz önünde saklanmayı başaran hayaletler. fakat kaliforniya sekoyalarının diyarında bir görünüp bir yok olan hayaletler aslında insanlar." • kökünden kesildiği hâlde büyümeye devam eden bir ağaç. kaynak: National Geographic Türkiye - Sayı 254 (Haziran 2022)