10/10
·250 syf.··
2026 59. kitabı
Kitap Yorumu : Güzel ve Çirkin / Simon Rousseau Özet; Richard Trudeau, namı diğer Timsah… Adını duyan insanların yolunu değiştirecek kadar korkulan bir seri katil. Kurbanlarını öldürmekle yetinmeyen, onları parçalayan, insan eti tüketen ve bunu yaparken haz alan bir psikopat. Saatlere karşı saplantılı bir ilgisi vardır ve işlediği suçlar yüzünden hapse düşmesine rağmen unutulmaz. Kimileri ondan nefret ederken kimileri ona hayranlık duymaktadır. Bu yüzden hapiste olduğu süre boyunca yüzlerce mektup alır.Bir gün gelen mektuplardan biri dikkatini çeker.Rose… Diğerlerinden farklıdır. Daha ilk satırlardan itibaren merakını uyandırır. Zamanla mektuplar çoğalır, merak ilgiye, ilgi ise tehlikeli bir bağa dönüşür.Sonunda Timsah hapisten kaçar ve Rose’u bulur. Rose, ya da gerçek adıyla Izabella; hayatı boyunca ailesi tarafından dışlanmış, sevgi adı altında sahte ilgiye maruz kalmış ve içinde yıllardır büyüttüğü öfkeyle yaşamayı öğrenmiş biridir. Dışarıdan bakıldığında sessiz, asosyal ve yalnızca işiyle ilgilenen bir hemşire gibi görünse de zihninde çoktan kurduğu bir plan vardır. Timsah’ın hayatına girmesiyle birlikte bu plan yavaş yavaş işlemeye başlar. Ama okudukça anlıyorsunuz ki bu masalda canavar yalnızca Timsah değil.. Yorum; Bu kitap tam anlamıyla ters köşeydi. Meğer ilk kısım, Iza’nın polislerden kaçabilmek için oluşturduğu mağdur hikâyesinden ibaretmiş. Gerçekler ortaya çıkmaya başladığında okuduklarım çok daha rahatsız edici bir hâl aldı. Şiddet ve işkence sahneleri gerçekten tüylerimi ürpertti. Bazı bölümlerde karakterlerin ne kadar karanlıklaşabileceğini görmek beni ciddi anlamda huzursuz etti. Ne kadar dışlanmış, sevilmemiş ya da kırılmış olursa olsun bir insanın kardeşlerine ve babasına bunları yapabilmesi bana göre açıklanabilecek bir şey değildi. Belki
Güzel ve ÇirkinSimon Rousseau · 240 · 20269 okunma
4/10
·256 syf.··
2026 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 12:03
Bu romanı bitirdiğimde korku ya da hayranlık değil, kafa karışıklığı hissettim. Kitap hakkında yapılan yorumların büyük kısmı onun ne kadar cesur, rahatsız edici ve sarsıcı olduğuyla ilgiliydi. Gerçekten de roman bunların hepsini yapıyor. Ancak kitabı bitirdiğimde bütün bu vahşetin neye hizmet ettiğini anlayamadım. Romanın merkezinde Margot ve annesi Ruth arasındaki son derece yıkıcı ilişki yer alıyor. İlk bakışta bu ilişkiyi annelik, bağımlılık, istismar ve kimlik oluşumu gibi temalar üzerinden okumak mümkün. Hatta romanın sembolik açıdan son derece zengin olduğu da söylenebilir. Ruth yalnızca korkutucu bir anne figürü değil, aynı zamanda kontrol etme, sahip olma ve tüketme arzusunun da bir temsilcisi olarak okunabilir. Margot’nun hikayesi ise böylesine baskıcı bir ilişkinin içinden sıyrılarak kendi benliğini kurmaya çalışan bir çocuğun hikayesi olarak değerlendirilebilir. Benim romanla kurduğum mesafe tam da burada başladı. Bu temaların varlığını görebilmeme rağmen onları okuma deneyimim sırasında hissedemedim. Romanın sembolik katmanları anlatının doğal bir parçası değil, sonradan eklenmiş gibi duruyordu. Okurken sürekli yaşanan olayların şok edici tarafıyla karşı karşıya kaldım fakat bu şokun beni hangi duyguya ya da düşünceye ulaştırmak istediğini tam olarak kavrayamadım. Karakterler konusunda da benzer bir problem yaşadım. Abbie ve servis şoförü gibi karakterlerin anlatıda belirli işlevleri olduğu düşünülebilir. Bunlar Margot’nun kapalı dünyasının dışında kalan hayatı, farklı ilişki biçimlerini ve başka ihtimalleri temsil ediyor olabilirler. Fakat roman bu karakterleri yeterince geliştirmediği için onların varlığı bende güçlü bir etki yaratmadı. Özellikle Margot ile Abbie bağının daha güçlü bir yere taşınabileceğini düşündüm. Buna rağmen romanın tamamen
KuzuLucy Rose · İthaki Yayınları · 202619 okunma
Reklam
Puan vermedi·72 syf.··
2026 26. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 10:58
72 sayfalık kltap olmasına rağmen insanın kalbine uzun süre dokunan eserlerden biri Oscar ve Pembeli Meleği. Sadece Spoiler olarak 10 yaşındaki kanser hastası bir çocuğun pembe melek Rose Anne ile kurduğu dostluk üzerinden yaşamı, ölümü, sevgiyi ve umudu anlattığını yazayım. Duygusal biri olarak kitaba ilk başlayınca gözyaşları içinde okurum hissi oluştu ama Kitabın en etkileyici yanı, ağır bir konuyu gözyaşına boğmadan, samimi ve sıcak bir dille ele almasıydı. Yaşamın kırılganlığını, sevginin iyileştirici gücünü ve umudun her koşulda var olabileceğini anlatan unutulmaz bir eser. Oscar’ın masum bakışıyla hayata yeniden bakmayı öğreniyor, her günün aslında bir hediye olduğunu hatırlattı bana.Kısa ama etkisi uzun süren, herkesin en az bir kez okuması gereken bir kitap.
Oscar ve Pembeli MeleğiEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026670 okunma
Sonu apaçık ama yine de spoiler diyelim
3/10
·328 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 18:25
Sürekli tasvir sürekli betimleme aşırı lirik.. kitabın son 10 sayfasına kadar göz gezdirerek okudum çünkü alakalı alakasız uzun uzun tasvirler, geçmişe dönüşler gerekli gereksiz analizler.. Allah'ım hiç bitmeyecek sandım bi ara. Yazarın dikkat dağınıklığı olduğuna emin oldum, konudan konuya atlamasının başka hiçbir açıklaması olamaz. 300 küsür sayfayı 70 sayfaya indirip yine de tüm olayı, hikayeyi anlatabilir hatta 70 sayfaya rağmen yine betimlemeler, geçmiş hikayelerle süsleyebilirdi. Daisy'nin yeğeninin yaptığı o kadar açıktı ki ama ters köşe olduğunu bildiğim için farklı biridir heralde diye 330 sayfaya katlandım. Daisy'nin ölü olduğu da çok çok açıktı bunun gibi binlerce film var bir kaçını izlemişseniz kitabın ilk 100 sayfasında bunu anlardınız. Kimseyle birebir iletişim kurmuyor neredeyse ve herkes onu görmezden gelip söylediklerini duymuyormuş gibi davranıyor . Ninenin ölmediğini de düşündüm fakat Rose'un nabız bulamaması ve gerçekten gri görünmesi vs beni biraz şaşırttı.
Daisy DarkerAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20241,358 okunma
Düşlerin Efendisi de Her Şeyi Kontrol Edemez
7/10
·236 syf.··
2026 44. kitabı
Sandman: Bebek Evi, ilk cildin ardından Morpheus’un yeniden kurmaya çalıştığı düzenin içinde geçen, birbirinden farklı karakterlerin ve hikâyelerin zamanla tek bir noktada birleştiği bir anlatı sunuyor. Rose Walker’ın etrafında şekillenen olaylar, düşler ve gerçeklik arasındaki sınırın ne kadar kırılgan olduğunu gösterirken, Neil Gaiman evrenini biraz daha genişletiyor. İlk cilde göre Bebek Evi beni daha az içine çekti. Hikâye ilginç fikirler barındırsa da anlatının sık sık farklı karakterlere ve yan olaylara kayması akıcılığı zaman zaman zedeliyor. Bölümler kendi içinde güçlü olsa da bütünlük hissi ilk kitaptaki kadar kuvvetli gelmedi. Özellikle tam olayların merkezine yaklaşmışken başka bir hikâyeye geçilmesi okuma temposunu düşürebiliyor. Bir diğer dikkatimi çeken nokta ise Morpheus karakteriydi. Kendi âleminin mutlak hâkimi olarak sunulan Düşler Kralı’nın bazı olaylar karşısında beklenenden daha etkisiz ve yetersiz görünmesi bende hafif bir hayal kırıklığı yarattı. Elbette bu durum karakteri daha insani ve kusurlu kılıyor olabilir, ancak anlatının bazı anlarında sahip olduğu gücün gölgesinde kalan bir figür gibi hissettirdi. Buna rağmen Gaiman’ın hayal gücü, atmosfer yaratma becerisi ve çizimlerin etkileyiciliği sayesinde Sandman: Bebek Evi hâlâ okunmaya değer bir devam kitabı olarak öne çıkıyor. Özellikle serinin büyük resmini merak edenler için önemli bir durak niteliğinde. Ön
Sandman 2Neil Gaiman · İthaki Yayınları · 2018994 okunma
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 83. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 11:38
꧁꧅๖ 𝑬𝒍𝒊𝒛𝒂𝒃𝒆𝒕𝒉 𝑯𝒆𝒍𝒆𝒏 ♡ 𝑨𝒍𝒕ı𝒏𝒍𝒂 𝑫𝒐𝒌𝒖𝒏𝒎𝒖ş ꧅꧂ Selammm, bugün sizlere severek okuduğum #brairıncanavarları serisi 2.kitabı #altınladokunmuş paylaşımı ile geldim. Seriyi okuyanlar biliyor, ilk kitapta periler diyarı Castletree giden Rosalina babasını kurtarır ve diyarın dört prensi ile anlaşma yapar. Dikenlerle çevrili bu diyarin lanetli Prensleri laneti kaldırmak için ruh eşlerini bulmalıdır.Her gece canavara dönen Prensler içinde Kış Prensi Keldarion'un Rosalina'nın bağ eşi olduğunu öğrendiğimizde tamam demiştik. Ama tamam değilmiş! Çünkü Kış prensimiz Kel Rosalina'yı eşi olarak sahiplenmek yerine evine geri gönderir. Orca koyunda babasının yanında hayatından hiç de memnun olmayan Rose, Periler diyarındaki evine dönmek için elinden gelen her şeyi yapar. Babası da bu konuda ona yardımcıdır her yolu deneyen Rose ve babası en sonunda annesinden kalan aytaşı kolyeyle Ezryn e mesaj ulaştırır. Onu Orca koyuna Kel ın gönderdiğini ama kendisinin evine dönmek istediğini söyler. Bunu duyan diğer prensler Dayton ve Farron'da Kel'e öfkelenir. Çünkü hepsinin farkında olduğu bir şey vardır Rosalina gittiğinden beri hepsi mutsuzdur. Üç Prens Rosalina'yı evine geri getirir. Lanet tüm hızıyla devam ederken Keldarion'un eş bağını hâlâ kurmaması bir gerçeği daha ortaya çıkıyor! Rosalina nin yeni eş bağları! Aman amaaann.. Ben diyim bir,siz deyin hepsi! Üstelik tüm diyar birde don tehlikesi altında! Beni en çok merakta bırakan Dikenler Prensi Caspian ! Öyle ki,kızımız da Caspian gibi dikenlerle hükmettiğini öğreniyor! Fantastik ve Reverseharem olan kitabımızda eş bağları tek tek ortaya çıkarken bizi sürprizler bekliyor! Heyecanı dorukta bir okuma oldu. Keldarion'un niye bağ kuramadığını hâlâ merak ediyorum. 3.kitabı heyecanla bekliyorum. Yetişkin içerik uyarısını da unutmayalım!
Altınla DokunmuşElizabeth Helen · Sonsuz Kitap · 202624 okunma
Reklam
Reklam