Türkiye'de sol, bazı küçük gruplar ve kendisini Komünist zanneden Kemalistler ayrı tutulursa topyekûn kompradordur. Siyasi spektruma yönelik bu söylemimin delilleri Odtü'de görüldü. "Milli" veya "bağımsız" bir siyasetin imkanı teorik olarak ortadan kalkmıştır. Solun kıvrak tavırları, ezilen halkların milliyetçiliği meşrudur diyerek azınlık ırkçılığı yapmaları çizmeyi aştı. Leninizm'in ezilen halkların milliyetçiliği düsturunu çok iyi biliyordunuz da niye zavallı Tatarların, Başkurtların yurtları ellerinden alınırken böyle haykırmadınız? Stalin'in halkları katar katar sürgün etmesine bile alkış tuttunuz aşağılık, riyakar insan müsvetteleri. Almanlarla sadece Karaçaylar, Kırımtatarlar, Çeçenler mi işbirliği yapmıştı, peki ya Garegin Njdeh'in, Drastamat Kanayan'ın kurduğu Ermeni lejyonu neydi? Hatta ve hatta Naziliğin belki de en önemli teorisyeni Alfred Rosenberg'in yardımcıları olan Alexander Nikuradse ve Michael Achmeteli gibi Gürcüler vardı da Gürcüler niye sürgün edilmedi? Dadiani, Nikuradze, Achmeteli kimlerle işbirliği yapmıştı, güvercinsever Bolşeviklerle mi?
Türkiye'deki solun sınıf siyaseti ile ilgisi sıfırdır, şurada bile Çankaya'da oturup pilates salonlarında solculuk yapan aptallar mevcut... Sol, kimlik ve küresel projeler siyasetine teslim oldu. 15 yaşındaki katillere ırkına göre "suça sürüklenmiş çocuk" muamelesi yapanlar da bunlar. Ah keşke diyorum keşke o sokağa sıçılmış itler sahipleri olan sizlere saldırsa da hepimiz kurtulsak!
ODTÜ Türkiye’nin teknolojik ve bilimsel gelişimi için kuruldu, kuş beyinli solcuların ideolojik "kurtarılmış bölge"si veya "fildişi kule"si olması için değil.