Saatlerce tavana bakarak düşünürmüş. Ne düşündüğünü anlatmazdı. 'İfadesi güç şeyler düşünüyorum. Şeyler... şeyler.' Durur, kafasını toparlamağa çalışırdı. 'Çok saçma şeyler, çok önemsiz şeyler de düşünüyorum. Kafam hiç durmadan çalışıyor. Önemli, önemsiz: ben sıraya koymaya fırsat bulamadan büyük bir hızla geçiyorlar. Geriye yalnız yorgunluk kalıyor.'