Gothikana'dan tam olarak ne beklediğimden emin değilim fakat bu değildi, beklentimi karşılamadı. Genel anlamıyla son zamanlarda popüler olan her şey bir araya toplanmış ve ortaya tatsız tuzsuz, bir yere varmayan bir roman çıkmış gibi hissediyorum. Gri gözlü, "morally gray" diye tabir ettiğimiz iyi desen değil, kötü desen o da değil, ortalığa bad boy Corvina'ya gelince mükemmel aşık olan Vad bunun örneklerinden sadece biri. Corvina'nın mor gözlerinden hiç bahsetmeyeyim bile.
Yazar Corvina'yı güvenilmez anlatıcı haline getirmeye çalışmış fakat havada kalmış gibi görünüyor. Ortada Corvina'nın güvenilirliğini sarsacak, bizi yanlış yönlendirebilecek tek şey duyduğu sesler. Öyle çok büyük bir ters köşe falan olmadı dümdüz ilerledi yani roman. Kitap boyunca asla cevaplanmayan ya da havada kalan birçok şey var. Yani ilk bölümü neden okuduk mesela, Corvina hakkında neden bir öngörü var? Corvina gerçekten psişik mi yoksa şizofreni belirtileri mi gösteriyor? Kitapta fantastik öğeler var mı, yok mu? En temel soruların bile cevaplarını bile alamıyoruz. Bazı konularda yazarın kendisi de kararsız kalmış ve bir yere bağlanamamış gibi duruyor.
Yazar Gothikana'yı yazarken böyle bir roman olmasını kendisinin istediğini belirtmiş ama benlik değil gerçekten beğenemedim. "Ben kısa bir süre içinde gerçekleşen olaylarla yetinirim önünü ardını bilmeme gerek yok," diyorsanız güzel bir okuma olabilir. Değilseniz, sanmıyorum.