Her gece bir dünya yaratılıyordu.Her şeyiyle bir dünya... Övünenleriyle, korkaklarıyla, sessizleriyle, mütevazılarıyla, iyi yüreklileriyle. Dünyayı dünya yapan ilişkiler her gece kuruluyor, sonra her sabah dünya yeni baştan, sirk gibi sökülüyordu.
İşte size inanması zor bir hikaye.Ama doğru.Hem komik, hem güzel.On iki kişilik bir aile varmış.Topraklarından atılmışlar.Arabaları yokmuş.Hurda parçalardan bir treyler yapıp içine neleri var, neleri yoksa yüklemişler.Onu 66'nın kenarına çekip beklemeye başlamışlar.Çok geçmeden güzel bir sedan almış onları, arkasına bağlamış.Beşi sedana binmiş, yedisi treylerde gitmişler.İki kere konaklamış, üçüncüde Kaliforniya'ya varmışlar.Sedanın sahibi karınlarını da doyurmuş yolda.Gerçekten olmuş bu.Ama... nasıl bir cesaret bu böyle? İnsan nasıl olur da kendi türüne böyle güven ve inanç besler? İnsanoğluna bu tür inancı öğretecek öyle çok az şey oluyor ki dünyada.