Merhaba" demis
papatyaya, "sizi uzaktan gördüm ve
yaniniza gelmek istedim.' Nazlı papatya
söyle bir bakmış konuğuna ve "Merhaba'
demiş, "bende yalnızlıktan sıkılmıştım
zaten." Ve konuşmaya başlamışlar.
Kelebek ona hayat hikayesini, nerede
dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı,
tepeleri anlatmış.
Papatyada ona kendinden bahsetmiş
Birbirlerinden gerçekten hoşlanmışlar.
Kelebek bütün zamaninı papatyayla
geçirmiş. Gece olunca beraber yildizları ve
ates böceklerinin danslarını seyretmişler.
Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla
papatyayı güneşin yakıcı işınlarından
korumuş. Minik kelebek papatyayı çok
sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü
onun yanından ayrılamamış. Papatyanın
da onu sevip sevmediğini merak
ediyormuş. Ama cesaret edipte bunu
papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu
kırmaktan, incitmekten, bu yüzden
kaybetmekten korkmuş.Papatyada
kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini. Duygularının
karşılığının olmayacağından, bu yüzden
kelebeği kaybedeceğinden korkmuş.
Böylece iki sevgili yan yana, ama
sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet
etmişler.