Dürüst olacağım Ana Huang kitapları beni genelde yoruyor klişe okunur ama bu kadar da değil diyorum her seferinde, özellikle twisted serisini okurken çok zorlanan bir insanım karakterlerine sinir olup kitapları durmadan yarım bırakmak zorunda kalıyordum.
Ama bu kitap garip bir şekilde onlara göre baya çekilebilirdi ki sardı da. Belki de ben bu tropu sevdiğim ve ana karakterlere o kadar da sinir olmadığım için. İki karakterin de düzgün düşünebilme kabiliyeti olması beni etkiledi açıkçası.
Ama çok da eleştirecek değerlendirecek bir yönü yoktu kitabın çünkü baya klişeydi. Son yaşanan bir olayda uzun bir drama girmemeleri, kısa sürede birbirlerinin gözünden değerlendirmeyi yapabilmeleri belki de beni etkileyendi.
Veya ortaya çıkan şeylerden sonra Dante' nin Vivian'ın öğrendiğini öğrenir öğrenmez ondan ayrılmasına fırsat vermeden gidip sebebini açıklaması bu konuda etkili olmuş olabilir. Birçok kitapta kız bir şeyleri öğrenip gider sonra kendi kendine dertlenir kafasında kurar sonra erkek açıklamaya gelir ve sonra biraz daha bunu değerlendirir şekilde ilerler. Burada başta izah etti erkek karakter sonrasında son aşamadaki değerlendirme gerçekleşti bu da bize zaman kazandırdı. Ayrıca Dante'nin kızı bırakmak istemedigine karar verip harekete geçme süresinin kısa sürmesi de iyiydi. Gereksiz dram okumak zorunda kalmadık çok fazla.
Ama bana kalsa ben hiçbir kitabıma böyle bir sahne yazmam yani mesela Dante planı devreye sokmadan pariste o masaya gidip Vivian'a her şeyi anlatabilirdi ki bu en geç ihtimal bana göre. Öncesinde de söyleyebilirdi ama tabii o zaman kitap 200 sayfa filan olurdu Ama bir gün bu şekilde bir kurgu yazılsın isterim. Ya da Dante ilk aşık olduğu anda gitsin ve baban beni tehdit ediyor desin nasil olur acaba bu şekilde bir kurgu inşallah görmek nasip
Sinirimden çığlık atmamak için geldim buraya dertlerimi söyleyeceğim kitapla ilgili. 213. Sayfadayım erkek karakterden teknik olarak nefret ediyorum. Kıza yaptığı bir şey yok ama ben sahiplenici, kızın kararlarına saygı duymayan, kıskanç erkeklerden nefret ederim! Kaç sayfadır sabrediyorum. Tavırlarına ama bu kadarı da fazla, adamı dövdürtüp sonra hiç sorun yokmuş gibi kızla sohbet ederken ben kızın yerine özgürlüğüm kısıtlanmış hissediyorum. Ya bir kere sen kimsin, neyimizsin desene ablacım sen de? İkincisi hadi sevgilisi bile olsan ne haddine. Kıskanan ve bunu şiddetle çözmeye çalışan erkekler kadar itici çok az şey var ne yani bize güvenmiyor musun? Öncesinde de kızı arayan herkesi hatta arkadaşını bile kıskanması, kıza söz hakkı vermeden durmadan fikirlerine karışması, sanki sevgilisi gibi tavırlar alması bilmem ne katlanamıyorum. Ayrıca kitapta çok mantık hataları var mesela kızı hastane yatağında yatarken kucakladı tuvaletin önünde yere indirdi kendisi girsin diye, abicim bizim terliğimiz yok çıplak ayakla mi gidelim demedi kız. Sonra yağız efe gelecekti dediği bir sahne var kızın, küçük çocuk olduğunu nasıl anladı bu cümleden beyimiz. Çocuğu sağ salim getirin diyo. Böyle kıskanç bir adam yağız efe kim demeden onun çocuk olduğunu anlıyor. Demek yağız efe çocuk vibe veren bir isim. Devam edeceğim ama şu ana kadar aşırı gıcık olduğum bir ana karakter ve ağlayıp duran bir kız görüyorum kızın da hoşuna gidiyo güçsüz olmak. Devam edeyim düzelir dedim şimdi de kızın sahnesini iptal ettirdi çığlık atıcam sinirden.