Hayatta kalmanın tek yolunun psikolojik olduğu kadar fiziksel olarak da kaçmak olduğunu anladım. Uzağa gitmeliydim, çok uzağa. Ancak o zaman güvende olabilirdim. ...Yanılıyordum. O zamanlar bilmiyordum ama artık çok geçti. Babamı içselleştirmiş,benimsemiş ve bilinçaltımın derinliklerine gömmüştüm. Ne kadar uzağa kaçarsam kaçayım gittiğim her yere onu da götürüyordum.
" ..Öte yandan, insanların yalnızlıktan kurtulmak için çok karmaşık ve kavranması zor manevralar yaptıkları zihnimde giderek daha çok netlesmeye başlamıştı."
Üstelik, yeni yapılan araştırmalar bir başka gerçeği ortaya çıkarmıştı:
Savaşların psikolojik kurbanları vardı, ama bunların sayısı stres, tekdüzelik, doğuştan gelen hastalıklar, yalnızlık, dışlanmak gibi sorunların kurbanlarından çok daha azdı. Bir toplum, savaş, hiperenflasyon, salgın hastalık ve benzeri ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunda intihar sayısında hafif bir artış görülse de, depresyon, paranoya, psikoz vakalarında belirgin bir düşüş kaydediliyordu. Söz konusu sorun çözümlendiğinde vakalar gene normal düzeye dönüyordu. Dr.
Igor’a göre bu şu anlama geliyordu: İnsanlar ancak koşullar buna elverdiğinde delirme lüksüne sahiptiler.