Meldaâ

Leonardo da Vinci...
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 18:01
Sanmaktayım ki, bu kitabı tavsiye etmemiş olmak; bir miktar kayıp yaşatabilir ulaşması gerekene. Kitabı çok beğendiğimi belirtmeliyim. Kendi okuruna ayırdığı 2 sayfalık bir bölüm bulunuyor. Samimi bir dille; yazmaya başladığı tarihi, bir yığın evrak arasından topladıklarını derleyip sunacağını, matematikten anlamayan benim çalışmalarımı okumasın satırı :))) keza yine, resmin derin tekniklerinden bahsederken; bir cümle veya kelimeyi birden fazla kullanmış olabilirim- ‘tekrar yazmana ne gerek vardı deme!’ diyor :) pek çok kez belirtmiştim, bana; ve dahası ruhuma hitap eden bir kitap okumaya başladığımda yazarla karşılıklı kahve içerken sohbet ediyormuş gibi oluyorum diye. Tıpkı bu his. Kitaptaki yapmış olduğu betimlemeler, örneklendirmeler, araya serpiştirilen çizimler; Perspektif, Atmosfer, Işık ve Gölgeler, Renkler, Ağaçların görünüş detayları, Şehir Manzaraları, Sel Baskını çizerken ki detaylar ve hatta Anatomi teknikleri ve dahası… Ayrıca sonlara doğru, asla büyüklenmeye kaçmayan gayet tutarlı bir bilgelikle çizim yapmayı arzu edenlere tavsiyeler bulunuyor. Hikmetli öyküler, hayvanların düşündürdükleri duygu tanımlamaları. Benim nezdimde, bazı kitaplar ne kadar basit gibi görünürse bir o kadar hazine değerindedir… Bu kitabı bir sahaftan aldım ve elime aldığım anda çok büyük bir keyifle okuyacağımı biliyordum! Resim çizme arzusu hiç içine doğmamış bir insanın dahi okumaya gönlünün kayacağı bir kalem ve yetenek olduğunu düşünüyorum. Da Vinci’yi bu yüzden ayrı severim! Okuyunuz, mümkün mertebe/ Da Vinci, okumuş; tüm insanlığı…
Alıntı
Da Vinci'nin Not DefteriLeonardo da Vinci · Carpe Diem Kitap · 2006114 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hikmet’i, derya bir hayat./Okumanızı dilerim.
9/10
·216 syf.··
2025 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 17:58
Çoğunlukla belli dönemlerinde var olmuş, bıraktıkları izlerle kah evlerimize kah gönlümüze misafir olan yazarların okurlarıyız. Günümüz dünyasında, varlığını kıymetli adımlarla sürdüren değerli bir yazarın kalemiyle tanıştım; Gürkan Can Kaya - Hissi boyutta birinci dereceden kaliteli bir sanrının satırlarıyla bağ kurdum... Yaşamakla, nefes almak arasında çok derin bir çizgi vardır. Bu kitaptaki karakterler, o ince çizgide askıda bırakılmış; ve çok güzel işlenmiş… Bu bir iyi-kötü yorumu değildir, bu tam anlamıyla üzerimde kalan hissin kalemime yansıtan bir yorumlama olacaktır... İnsan ilişkilerinin içimizde izinsiz konakladığı zamanlarda; sanrıların baş gösterdiğini düşünürüm hep. Savunmasızlık, doğmadan ezberlenen yokluğun kanıtı gibi - Her yaşın haftasında düşebilir bu yokluğa… Öncelikle kitap adına en yoğun hissettiğim tema; erkek figürler ve baba… Bir erkeğin dünyasının, dünyevi hayattan çok daha yoğun oluşu.. Her ne kadar savunmasam da, hayat adına bir krizdir savaş meydanında kılıçtan önce kalem tutmak… Babanın çınar ağacı su sızdırıyor, ve sızdırdığı yerden dahi kovan dolmuyor. Çok aciz bir acı. Tıpkı saçları kısa olup toplanmadığı halde tokalarını kızıyla paylaşmayan bir anne gibi… -Olmayı istemeyeceğimiz ebeveynimiz türevleriyle hep sınanmışızdır. Zihin daha dinçken, kalbe baş göstermek daha kolaydır. Yenilgi, bakmadıklarını görmenle başlıyor. Hayat, dolu olan hayatları; boş hayatının soğuğuyla yüzüne vurana kadar… Sınavdan kaçışı olmayan tek alan, hayattır. Her zaman şunu söylerim, kız çocukları hep babasına benzeyen adamları; erkek çocukları anneleri gibi kadınlara yönelirler… Bunun doğruluğu yaşayan tarafından kolay onay görmez. Yaşayanın sessiz hazmıdır bu.- kitaptaki bazı detayların belimi büktüğü doğrudur. Hikmet karakterinin geçtiği her satırda
1000Kitap
Başka Türlü Bir Yaşamın ÖzlemiGürkan Can Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 2023101 okunma
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski…
10/10
·687 syf.··
2025 34. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 19:41
Bu yazımda, ‘inceleme’ kalıbının azıcık dışına çıkabilirim gibi hissediyorum. Suç ve Ceza kitabını, ilk 14. yaşımı tamamlarken ki son aylarda okumuştum. Psikolojiye karşı yatkınlığım ve pesimist ruhun karanlığından çok sebep olan içeriğine dair ilgim daha yoğundu. O zamanlar pek tabi, hayatın ‘henüz’ mümkününün çok dışında şeyler okumak; onu anlamam da çok güçlük yaşattı. Sınırlarını henüz belirtlememiş, netlikten uzak benliğim biraz ağır bulmuştu kitabı. Birçok yönden. Yaş aralığı, bazı kitaplar için çok önemli. Kitabın psikolojik yanı, gerçekten çok etkileyici. Güzelleme olmamaksızın, insanın ellerini soğutan türden; insanın kendini gizliden de olsa savunurken ki haline benziyor… Bunun yanı sıra, acının binbir çeşit rengini bu denli canlı şekilde yansıtması hayranlığımı hep koruyor. Bazı karakterler, yontulmamış; ve yontulamayacağını fark ettiği anda da en korktuğu şeye korkusuzca teslim oluşunu ele alışı.. Aile temasını incelerken babasından tek bir satırda bahsedişi ve ne kadar az anı o kadar babadan alınan en az bir miras hep olmuştur. O yapamamış ve yapana yük olmuştur. Öyle ki sadece tek bir paragrafta tüm yokluk öldürülmüş… Sadakatin tertemiz işlenişi var birde, ne ilginçtir ki kendine olan sadakati dahil. Ne yaparsan yap, oradaki inanç neredeyse hiç kırılmadı. Kusurlu merhamet var, ancak ezici kuvvetle- başkasına oluk gibi akan merhametin kendinde şaşkınlık yaratışı… Belki en iyi vicdan konusu olabilir göze çarpan zannımca, tam burada zihnimde bir kırılma yaşanıyor. Doğruyla orantılanamayan suçun, temiz olamayacak tarafından bakma çabasındaki o ruh krizleri. Başka bir boyut… Kalemle yazmak yetmiyor gel karşılıklı bir konuşalım dedirtiyor bana! İnsanın kendi içinde dönen mahkemelerden daha ağır olanı yoktur… Bu tamamen bir kadın olarak içgüdüsel bir yorum
Alıntı
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,1bin okunma
10/10
·277 syf.··
2025 13. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2025 17:37
Bu yılımın en sarsıcı kitaplarından biri olduğunu söyleyebilirim, hiç tanışmadan dahi sizi rahatlıkla tanımış ve iç dünyanızda sizinle dolaşmış değerli bir yazar. Kitapla ilgili detay vermekle ilgili bir gaflette bulunmak istemiyorum; lakin dünyanın her köşesinde denk gelebileceğim herhangi birinden bir iz bulmak mümkün! Travma, son yıllarda çok fazla duyduğumuz ama hiç doğru yerden anlayamadığımız bir hale evrildiğini düşünmekteyim. Bu kitabı aldığımda en bilinçli noktadan hemen okuyamayacağımı biliyordum çünkü; bazen sağır kalmanız gereken durumlara mikrofon tutmak zorunda bırakıyor. Adil bir kitap, tüm insanlık adına her birine her satırda adil bir pay bırakıyor. Kitabın birçok sayfasına ‘ama bu haksızlık, benim payım yok ki!’ gibi notlar almış olsam da; kendi sistemim de ve dahil ettiklerimin aitlik yerlerine karşı bir ikna haline kavuştum. Her şey sizinle alakalı değil ama sizden geliyor. ‘Ne var ki şanslısınız’ diyor kitabın son sayfalarında ‘bunlar sizinle başlamadı…’ Çok zorlayıcı, ve aktarım kesiminin mümkün olmadığı ancak dönüştürülmek adına neler yapılabileceği, nasıl mücadele edileceği hatta bazen hangi noktada bırakılması gerektiğini çok sade ve keskin bir dil ile aktarılmış. Ben okumayı bitirdim, ama ne kadar süre daha tekrar kitaba dönüp bakmam gerektiğini, iyileşmeye dönük yanlarım belirleyecek… Mark Wolynn ‘dünyada dönüştürücü etkisi olan beş kişiden biri’ olarak tanımlanmış. Okumaya başlarken tam kavramadığım bu durumu okuduktan sonra kabul geçtim… Dr. Umut Kısa, kendisiyle 2011 yılında tanışmış ve ne kadar etkilendiğinden bahsediyor. Kitabın Türkiye’ye getirilmesi için ziyadesiyle çaba harcamış, ve bizlere ulaşmasını sağlamış(2016) Her bir bireyin, daha özgün ve varlığının farkında olarak yaşamasına rehberlik edebilecek muazzam bir kitap. Her
1000Kitap
Seninle BaşlamadıMark Wolynn · Sola Yayınları · 202218,1bin okunma