Melekler ki, yemezler ve içmezler.
Sanki hep oruçludurlar.
Demek ki, oruçta meleklerden bir muhteva, bir varoluş taşıyan bir yan vardır.
Onunla melekler arasında bir ilgi, onda insanı meleğe yaklaştıran bir güç var.
Güçlenmek ve yıkıcı kuvvetler karşısında yiğitçe direnmek için,
orucun gözüyle gören,
orucun kulağıyla işiten,
orucun eliyle iten,
orucu yaşayarak ölümü yenen bir gövdeyle gövdelenen bir oruç insanı,
orucun adamı olmak gerekmez mi?...