Telaşı fazlasıyla gerçek, yakıcı."Peki sen kimsin? "diye soruyor onu kucaklamış tanımadığı, kulağa çok fazla şeye sahipmiş, gıpta edilen ve sevilen biriymiş gibi gelen bir insanı tarif eden adama.
" Sen kimsin? "
Adamın bu soruya da bir cevabı var:"Ben Willem Ragnarson" diyor. "Ve yanından hiç ayrılmayacağım."
Kimse bizim çektiğimiz acıları gerçekten bilmiyor. Kim bilir büyüdüğümüzde, şimdiki acılarımızı ve üzüntülerimizi saçma bir şeymiş diye hatırlayacağız belki. Ama yetişkin olana kadarki bu uzun ve can sıkıcı dönemi nasıl yaşamamız gerekiyor? Bunu kimse söylemiyor.
O zamana kadar dış görünüşüne özellikle kafa yormamıştı. Çirkin olduğunu biliyordu .Yıpranmış olduğunu biliyordu.Hastalıklı olduğunu da.Ama bir garabete dönüştüğünü hiç düşünmemişti.Halbuki dönüşmüştü artık.Hayatının yazgısı buydu adeta: Her geçen yıl kötüleşecekti,daha mide bulandırıcı,daha berbat bir hal alacaktı.Her yıl insan olma hakkı azalacak gitgide insanlıktan çıkacaktı.Ama artık umursamıyordu,umursayacak hali yoktu.
Umursanmadan süren bir hayat yaşanacak gibi değildi...