Ramazan Şahin

Ramazan Şahin
@rschahin

Ramazan Şahin

, bir kitap okudu
6/10
·120 syf.·
2026 2. kitabı
Sándor Márai
8.3/10 · 6,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Ramazan Şahin

, 2026 okuma hedefini ekledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
2/25 kitap - %8 tamamlandı
2 kitap okudu
25 kitap
368 sayfa
0 inceleme
7 alıntı
9 günde 1 kitap okumalı.
“Sinek, sivrisinek ve ötekileri” mağlup eden DDT devrimini, en büyük hamle olarak birkaç defa zikreder. Ama Antalya’dan İskenderun istikametine uzanan bir sahil yolunun yokluğundan yakınır. Madem “Mussolini’nin kof heykeli ufukta silin”miş, millî güvenlik kaygıları hafiflemiştir, bu yolları yapmaktan geri durmamak lâzımdır. (Tek Parti döneminin kudretli Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın, birçok yerde kara ve demir yolu ve sanayi tesisi projelerini, bir işgal durumunda düşmana yarayacağı mülâhazasıyla veto ettiğini biliyoruz.) “İnkılâp ve tesirleri[ni] köylüye işlememiş” görür. Bursa izlenimlerinde, inkılâbın yalnız memur ailelerinin yaşayış tarzını değiştirdiğini söyler. “Kırk yıl öncesini bildiği hayat pek az farklarla sürüp gidiyor”dur. “Kadın erkek bir arada bulunmak, gezip tozmak, gülüp konuşmak keyfi” yayılmamıştır. “Vakit kaybetmek ananesi zerre kadar değişmemiş, saat mefhumu yerleşememiş”tir. Doktor ve avukat sayısında artışa dikkat eder. Okumuşların memleketlerine geri dönmemesine takılır.
Refik Halid Karay, dört yıldır yazdığı Akşam gazetesinden 1948 yılında ayrılarak Mayıs ayı başlarında ikinci defa Aydede dergisini çıkarmaya başlar. Bunu daha önce de yapmak istediği ama 1938’de Yüzelliliklerin affı amacıyla çıkarılan kanun, affedilenlerin 10 yıl süreyle kendi adlarına herhangi bir gazete veya dergi çıkarmasını yasaklamış olduğu için bu tarihe kadar beklemek zorunda kaldığı gibi bir tahmin yürütmek mümkün tabii. İlginç bir tesadüfle, aynı yılın aynı ayının ilk günü Sedat Simavi de, epeydir hazırlığını yaptığı, Türkiye basınındaki bütün dinamikleri değiştirecek Hürriyet gazetesini çıkarmaya başlamıştır. Simavi, seneler önce, mütareke döneminde yayımladığı Diken adlı mizah dergisinde, Milli Mücadele’yi destekler çizgide yayın yaparken, Refik Halid de bir süre sonra (1922’de), Milli Mücadele aleyhtarı ilk Aydede’yi çıkarmaya başlamış ve bu iki mizah dergisinde sık sık birbirlerini iğneleyen, bazen de sert bir biçimde eleştiren yazı ve karikatürler yayımlanmıştı. Orada atılan kırgınlık tohumları epey derinlere kök salmış olsa gerek ki, Refik Halid memlekete döndükten sonra birçok gazete ve dergide yazısı yayımlanmış olduğu halde, Simavi’nin 1947’ye kadar çıkardığı ve köşelerinde mutlaka Türkiye’nin önde gelen yazarlarının yazdığı magazin dergisi Yedigün’de Refik Halid’in adını görmeyiz (bütün ciltleri tarayamadığım için belki de ben görememişimdir, diye bir ihtiyat payı da bırakalım).
Ben o güzel adacıkta tek başıma yaşamaktansa, bozkırların kavruk bir kasabasında tek tük insan yüzü görerek, insanların dertlerine ve basit zevklerine katılarak, kundağında ağlayan çocuk sesini dinleyerek, sokaktan geçen birkaç köylünün konuşmasını yahut öksürüğünü işiterek ömür sürmeyi tercih ederim. At bile yaratılsaydım çift beygirli arabaya koşulmak isterdim. Bir gazinoda yapayalnız oturan müşteri bile bana acınacak bir mahlûk tesiri yapar. Cemaate karışmış olarak dert yatıştırmak, dinlenmek, düşünmek mümkündür; hatta böylesi daha kolay, daha normaldir.