Refik Halid Karay, dört yıldır yazdığı Akşam gazetesinden 1948 yılında ayrılarak Mayıs ayı başlarında ikinci defa Aydede dergisini çıkarmaya başlar. Bunu daha önce de yapmak istediği ama 1938’de Yüzelliliklerin affı amacıyla çıkarılan kanun, affedilenlerin 10 yıl süreyle kendi adlarına herhangi bir gazete veya dergi çıkarmasını yasaklamış olduğu için bu tarihe kadar beklemek zorunda kaldığı gibi bir tahmin yürütmek mümkün tabii. İlginç bir tesadüfle, aynı yılın aynı ayının ilk günü Sedat Simavi de, epeydir hazırlığını yaptığı, Türkiye basınındaki bütün dinamikleri değiştirecek Hürriyet gazetesini çıkarmaya başlamıştır. Simavi, seneler önce, mütareke döneminde yayımladığı Diken adlı mizah dergisinde, Milli Mücadele’yi destekler çizgide yayın yaparken, Refik Halid de bir süre sonra (1922’de), Milli Mücadele aleyhtarı ilk Aydede’yi çıkarmaya başlamış ve bu iki mizah dergisinde sık sık birbirlerini iğneleyen, bazen de sert bir biçimde eleştiren yazı ve karikatürler yayımlanmıştı. Orada atılan kırgınlık tohumları epey derinlere kök salmış olsa gerek ki, Refik Halid memlekete döndükten sonra birçok gazete ve dergide yazısı yayımlanmış olduğu halde, Simavi’nin 1947’ye kadar çıkardığı ve köşelerinde mutlaka Türkiye’nin önde gelen yazarlarının yazdığı magazin dergisi Yedigün’de Refik Halid’in adını görmeyiz (bütün ciltleri tarayamadığım için belki de ben görememişimdir, diye bir ihtiyat payı da bırakalım).