Gerçekten sevebilme kapasitesinin kapılarını açabilen tek şey, çocuk yetiştirmek için yapmaya mecbur olduğumuzu sandığımız şeyler değil, kişinin gerçekten yaşadığı hissi ve özgürlüğüdür.
İnsan yaşamının o ilk ve son derece önemli yılını bütün yoksulluğa rağmen ona gerçek bir sevgi ve güven veren, onu esirgeyen bir annenin yanında geçirmişse, bu takdirde sonradan karşılaştığı kötülükleri yapısında sindirebilmek bakımından bütünlüğü daha yaşamının başında zedelenen, kendine ait bir yaşamı olmasına hak tanınmayan, baştan beri varlığının tek amacının annesini "mutlu" etmek olduğunu öğrenmek zorunda olan birine göre çok daha donanımlı, çok daha sağlamdır.
Çocukları şiddet içeren her şeyden uzak tutalım, bunları onlara hiç göstermeyelim/okutmayalım, onların erişemeyecekleri yerlere koyalım demiyorum, ama cinselliği yeni yeni anlamaya başlamış bir çocuğun önüne ideal olmayan, yani şiddet ve zorlama barındıran bir cinselliği anlatan kitabı kendi elimizle koymanın alemi yok.
Doğurulan çocuk tuvalet temizliği ve başka birçok konuda çaresizdir, ama siz doğurduğunuz takdirde bir süre kendine bakamayacağını gayet iyi bildiğiniz çocuğu doğurup doğurmama iradesine sahipsiniz.