Ailede hislerimizin yasaklanması o kadar içimize işlemiştir ki
sonra da bunu başka ilişkilerde birbirimizin hislerini yasaklayarak sürdürdüğümüzü fark etmeyiz.
ama ilginç bir tezat vardır ki "Çocuksuz olmaz!" diye ısrar eden bu insanlar çocuğun ruhundan en az anlayanlardır, bir çocuk doğduğu zaman ona en çok zarar verenlerdir.
Melanie Klein, kitapları boyunca, bebekleri sinsi, kötü niyetli, acımasız,
annelerine zarar vermek isteyen ve bilerek kötü davranan hain canlılar olarak tasvir eder. Seneler sonra psikanalitik teoride Klein'a açıktan cephe alan, bu iddiaları sert bir üslupla çürütmeye çalışan kişi, Klein'ın kendisi gibi psikanalist ve yazar kızı, Melitta Schmideberg olur. Psikanalitik teori o döneme kadar böyle şiddetli kavgalar görmemiştir. Çünkü hayatta hiçbir şey, bir annenin kızına duygusal şiddeti kadar yıkıcı değildir.
Evlatların anne-babalarına öfkesi, aslında iyileşme sancısıdır; gerçek bir iyileşme için, sonuna kadar yaşanması ve sonuna kadar yaşanmasının engellenmemesi gerekir.