Kitap aylardır elimde sürünüyordu ama kitapla alakası olmayan bir durummuş meğer, yanlış zamanda okumaya başlayıp birkaç bölüm sonra bıraktığım için devam edememişim. Birkaç gün önce kitabı tekrar elime aldım ve bırakamadım.
Başta Georgia ve Noah'ı okumak daha hoşuma gidiyordu çünkü Scarlett&Jameson'dan dram okuyacağımı biliyordum ve dram beni her zaman korkutmuştur. Ancak kitabın sonuna geldiğimde öğrendiklerimden sonra aklıma kazınan kişilerin Scarlett ve Noah olacağından emin oldum. Kitabı her düşündüğümde aklıma gelen ilk kişiler onlar olacak ve kalbim hep böyle acıyacak, bundan eminim. Hikayeleri o kadar dokundu ki bana, bütün karakterler için ayrı ayrı üzüldüm. Ama sanırım en çok üzüldüğüm kişi Constance. Yaşadıkları, şahit oldukları, herkese tek tek veda etmek zorunda kalması... Tek kelimeyle mahvetti beni.
Georgia'ya da üzüldüm elbette, özellikle de Ava gibi bir anneye sahip olduğu için. Kadın son hamlesiyle asla düzelemeyecek bir karaktere sahip olduğunu kanıtladı.
Noah ise bambaşka bir boyuttu. Çok tatlı ve fedakar bir karakterdi. Georgia için yaptıkları bir yana, en sonda bulduğu alyans kelimelerle anlatılmayacak kadar değerli.
Bir puanı kırma sebebim, Georgia'nın Noah'ı göndermesiydi çünkü bence ortada ayrılmalarına sebep olacak bir şey yoktu. Adam söz verdiği gibi 2 son yazmıştı ve Georgia ne derse o olacaktı. Yalanının tek sebebi ondan ayrılmak istememesiydi ve bu başka kötü bir olaya yorumlanabilecek bir durum bile değildi. Georgia'nın güven problemleri olduğunu biliyorum ama bu biraz fazlaydı. Noah'ın Hollanda'ya gitmesi için bir aralığa ihtiyaç duyulmuş belli ki ancak Noah'ın fedakarlığının biraz hakkı yenmiş bence.
Bunun dışında kitabı çok sevdim. Kitap boyunca çok üzüldüm, çok kırıldım ve Jameson&Scarlett aşkını tüm kalbimle hissettim. Yazardan