Selamlarrrrr
Tam olarak hem içinizi dağlayacak, hem umut aşılayacak, hemde sil baştan bir sevgi nasıl inşaa edilir onu gösterecek bir kitapla geldim bugün sizlere. Evettt konumuza gelecek olursak;
Oliver ve Sydney çocukluk arkadaşı, aynı zamanda kapı komşusu olan ve geleceklerinde hep beraber olacaklarını düşünen iki küçük çocuk. Güzel geçen zamanları Oliver, sekiz yaşına bastığında bir kabusa dönüşür. Çünkü Oliver ortadan kaybolmuştur ve kimse ona ulaşamamaktadır. Aradan koskoca 22 yıl geçer ve Oliver tutsak tutulduğu yerden kaçar. Aslında küçücük çocukken zihni dünyanın bir savaşta olduğuna ikna edilir ve yıllarca o hücrede tutulur. Ta ki onu kaçıran adam düşüp başını çarpıp orada ölene kadar. Yardım çağrısı için çıkan Oliver aslında o hücrede yıllarca boşa tutulduğunu, bir savaş olmadığını görür. Her şey üst üste gelince de fenalaşır ve gözlerini bir hastane odasında açar. Diğer yanda ise uçarı karakterimiz Sydney var. Oliver' dan sonra bağlanmanın acı getirdiğine inanan, tek gecelik ilişkiler yaşayıp, hem internetten işlerini yürüten, hem barmenlik yapan aynı zamanda resimle ilgilenen çok yönlü, güzel ve seksi bir kadındır. Yan evindeki yakın arkadaşı ona Oliver' ın yıllar sonra bulunduğu haberini verir. Öldüğünü düşünürken yaşadığını duymak Sydney için hem sarsıcı hemde paha biçilemez bir haber olmuştur. Oliver' ın geçmişi hatırlamaması ve geleceğine ise adımlarını Sydney ile atmasını okumak çok tatlıydı. Her yeni keşfi, deneyimi Sydney ile yaşaması, çocukça mutlu oluşları iki karakteri de sarıp sarmalamayı istememe neden oldu. Kitabın içersindeki tetikleyici unsurlar olmasından dolayı, okuyacakların bunu dikkate almasını tavsiye ederim. Kitaba ismini veren olay o kadar tatlıydı ki okurken gözlerimden kalpler fışkırdı resmen. Keza yine kitaptaki kötü adamı tahmin