Yazardan okuduğum üçüncü kitap olan Older ile geldim ve şimdiden yılın en iyi okuduklarım arasına girdi. Yaş farkı, imkansız aşk, aile travmaları ve “en yakın arkadaşın babası” gibi riskli bir temayı bu kadar duygulu ve katmanlı yazmak herkesin harcı değil. Jennifer Hartmann öyle bir yazıyor ki karakterlerin acısını, özlemini, tutkusunu sadece okumuyorsun, iliklerinde hissediyorsun. Gözüm kapalı her kitabını alırım dediğim yazarlardan biri oldu.
Halley ve Reed… Ne büyük yara, ne büyük tutku. İlk karşılaşmalarındaki o anlık elektrik, kaderin sinsice ördüğü düğüme dönüşüyor. Halley’nin karanlık aile hayatı yüreğimi parçaladı. Reed’in onu koruma isteği ile ona duyduğu yasak arzunun birbirine karışmasıysa tam anlamıyla nefes kesiciydi. Bu sadece bir aşk hikayesi değil; iyileşmenin, ait olmanın, görülmenin hikayesi.
Aralarındaki gizli mesajlar, küçük hediyeler, sadece konuşarak kurdukları o duygusal yakınlık inanılmaz güzeldi. Bazı sahneler romantik olmanın ötesinde derin ve mahrem hissettirdi. Okur olarak dışarıdan izlemiyor, sanki onların duygularına ortak oluyorsun. Müzik seçimleri de hikâyeye ayrı bir ruh katmış.
Reed’in duygularıyla savaşı çok gerçekti. Bu aşk sadece “yasak” olduğu için güçlü değildi; zaten güçlü olduğu için yasaktı. İşte fark burada. Birbirlerinden uzak durmak için kurdukları her duvar, aralarındaki çekimi daha da görünür kılıyor. Yan yana geldikleri her sahne kıvılcım gibiydi.
Yazar, birlikte olamamalarının nedenlerini çok iyi temellendiriyor; hiçbir şey zorlama hissettirmiyor. Buna rağmen aralarındaki sevgi sayfalardan taşıyor. Öyle bir sevgi ki bastırıldıkça büyüyor, sustukça bağırıyor.
Acıttı, gerdi, kalbimi eritti. Yasak aşk okumayı sevenler için kesinlikle kaçırılmayacak bir kitap. Tutku, travma ve şefkatin bu kadar güzel iç içe geçtiği