Charlie konuşmayı kesti ve başını ellerinin arasına aldı fakat kamera kayıt almaya devam ediyordu.
Başını tekrar kaldırınca doğrudan objektife baktı.
"Çok özür dilerim Emma," dedi sonra. "Elimden gelse bizim için yüzlerce mutlu son yazardım."
İşim bittiğinde Charlie doğrulmuş, bana bakıyordu.
"Galiba..." dedi bir anlığına şaşırtıcı derecede aklı başında görünerek, "... sen şimdiye kadar tanıdığım insanlar arasında en sevdiğimsin."
"Ah," dedim başımı eğerek. "Çok incesin."
"Ayrıca şunu da belirteyim ki..." Bu aşamada o kadar da aklı başında değil gibiydi ve kocaman bir sarhoş jesti yaptı. "... ben herkesi tanırım. Dünyadaki. En sevdiğim sensin. Yedi milyar insan arasında."
"Bayıldın," dedi Charlie. Sahiden endişelenmiş gibiydi.
"Özür dilerim," dedim gözlerimi kapayarak.
"Ödümü kopardın. Bembeyaz oldun."
"Bugün bir şey yemedim de," dedim. "Dün de."
"Hiçbir şey mi?" diye sordu Charlie, 'neden ki?' der gibi.
Durumu gizleyecek enerjim yoktu. "Seninle tanışacağım için gergindim."
"İki gün hiçbir şey yemeyecek kadar mı gerildin?"
"Hı hı."
"O kadar da korkutucu değilim," dedi Charlie.
Başımı iki yana salladım. "Daha da fenasın. Gerçekte nasıl olacağını bilsem bir ay falan ağzıma lokma sürmezdim."
Bu yazardan okuduğum ikinci kitap ve bunu da sevdim. Lise çağındaki gençlerin aşklarını, her yaştan insanın sıkılmadan okuyabileceği bir dille anlatıyor. Sıkmıyor, heyecanlandırıyor. Tek sorunum sonunun biraz daha uzun olmasını istememdi. Sakladıkları sır açığa çıkınca ne olacak, insanlar nasıl tepki verecek, mezun olduktan sonra hayatlarına nerede devam edecekler görmek ya da een azından bilmek isterdim. Bu şekilde biraz açık uçlu bir son olmuş ve ben açık uçlardan pek hoşlanmıyorum. Bunun dışında hiç sıkılmadan tek seferde okuyabileceğiniz, tatlı bir kitap.
Bu Defa SahidenAnn Liang · Olimpos Yayınları · 2024210 okunma