Çıktığından beri merak ettiğim bir kitaptı. Arka kapak yazısı yüzünden de beklentim sandığımdan fazlaydı sanırım, okurken fark ettim ben de. Konusunu sevdim, zaten kitabın başlangıcı oldukça klişe. Zorunlu bir araya geliş ve aslında daha öncesinden seven bir karakter var. Ama işlenişi biraz tuhaf buldum.
Biraz spoi vererek anlatacağım, ona göre okuyun lütfen.
Kitap Ali Hazelwood kitaplarıyla Helen Hoang kitaplarının karışımı gibi olmuş bence. Byron, Winnie'ye yıllardır aşık ki bu daha ilk sahneden belliydi diye düşünüyorum ve Winnie de tam tersi, Byron'un kendisini küçük gördüğünü sanıyor ve ondan hoşlanmıyor. Gerçi her ne kadar hoşlanmadığını söylese ve farkında olmasa da ilk sahneden belliydi zaten ona karşı çekim hissettiği.
Çeviriden dolayı mı yoksa konuşmaları fazla kafa karıştırıcı olduğu için mi bilmiyorum, bazı diyalogları anlamakta zorlandım. Sürekli birbirlerini anlamaya çalışmaları hem güzel hem de yorucuydu bence. Byron'un hastalığı olması ve bunu Winnie imada bulunana kadar anlamaması biraz garip geldi bana açıkçası. Yani kendi sorunlarının farkında ama hiç de bir gideyim, doktora görüneyim, dememiş. Para içinde yüzmesine rağmen hem de.
Bir romantik kitaba göre sayfa sayısı çoktu. Okurken hiç sıkılmadım ama bu kadar uzun olmasına gerek var mıydı, bilmiyorum. Winnie ve Byron'un sürekli kafa karıştırıcı bir şekilde tartışmalarını okuyup durduk. Birbirlerine açık olmadıkları için de hep kendi içlerinde düşüncelere dalıp, her nasılsa birbirleri hakkında sürekli doğru noktaya parmak basmaları da biraz tuhaftı açıkçası.
Severek okudum, özellikle kadınların mühendislik alanlarında çektikleri sıkıntılara farkındalık kazandırdığını düşünüyorum. Byron ve Winnie'ye bayıldığımı söyleyemesem de ikisini de kendimce sevdim. Ama yine de kitabın çok daha iyi