1 aydır doğru düzgün kitap okumayan ben için seçilebilecek en doğru kitaplardan biriymiş Ruh Eşi Denklemi. Kısa ve akıcı olduğu için kısa sürede bitirdim. Çeşitli romcom temalarının iç içe geçilmesiyle yazılmış bir kitaptı ve klişeli romantik kitap sevenlerin severek okuyacağını düşünüyorum.
Ben de severek okudum ancak aklıma birkaç şey takıldığı için puan kırmak zorunda kaldım. Öncelikle River, test sonucuna kadar kitapta tasvir edildiği gibi huysuz ve utangaçtan ziyade bence tam bir hanzoydu. Jess'e olan önyargısı, onun hakkında arkasından konuşması vs hoş değildi. Jess'in ondan nefret etmesi, test sonucundan şüphe duyması ve River'a şans vermek istememesi çok doğaldı o yüzden. Teklifi para (yani Juno) için kabul etmesini de anladım. Kendi ailesel dertleri başlı başına fiyaskoyken çocuğunun geleceğini düşünmesi çok doğaldı. Kitapta en haklı bulduğum katakterdi.
River ise teste acayip önem veriyordu. Kendisi adına bunun önemini anlıyorum ama sırf uygulama için bir anda 180 derece değişmesi ve Jess'le hemen denemek istemesi, bunun altında da sadece test sonucunun yatıyor olması beni hiç tatmin etmedi. Tabii bu durum zorunlu yakınlığı sağladı ama yine de sevmedim. Zaten kitabın sonunda da sırf test sonucu yanlış diye Jess'e olan tavırları, uygulamaya ilişkiye olandan daha çok önem verdiğini hissettirdi bana. Yaşadığı şok, güvensizlik, şirketin batma riski vs göze alındığında başını işten kaldıramaması da normal ama bu süreçte Jess'e tek kelime etmemesi, temastan kaçınması, gözüne bile bakamaması fazlaydı. Jess'e olan sevgisini sorguladım ve sonradan gelip yaptığı açıklama da beni ikna etmedi açıkçası. Aradan geçen 8 günü 3 gün sanmış laboratuvardan çıkmadığı için ama daha yeni 'bana ev gibi hissettiriyorsun' dediğin insanı da sana her yerden ulaşmaya çalışmasına