“Sen buraya gelene kadar, burası sadece benim nasıl bir hayal kırıklığı olduğumu hatırlatan bir yerdi. Ama şimdi sen buradasın ve benim tek bildiğim kendimi senin yanında iyi hissettiğim. Eğer sen yanlış türde bir kadınsan o zaman ben de yanlış türde bir adamım.”
“İnsanların seni anlamaması, yanlış olduğun anlamına gelmez. Sen insanların güvenebileceği birisin. Gerçekten hem de. Ve bu seni soğuk ya da sıkıcı biri yapmaz. Seni sadece daha çok sen yapar...”
“Bazen tüm bu çaba çok anlamsız geliyordu. Yıkılmakta olan bir barajı parmak uçlarımızla ayakta tutmaya çalışıyorduk sanki. Çünkü hangi yüzyılda olursak olalım çocuk, çocuktu. Her zaman toy olacaklardı. Neyin önemli, neyin hayati olduğunu, zamanın ne kadar hızlı aktığını bilemeyecek; bencil, ahmak ve katıksız kötü olmamaları gerektiğini düşünemeyecek kadar toy. Dünya üzerinde yeterince zaman geçirmemişlerdi ki, nereden bileceklerdi?
Fakat bu, denemeyi keseceğim anlamına gelmiyordu. Daima daha iyi olmaları için elimden geldiğince uğraşacaktım.