Kardeşim sen düşünceden ibaretsin
Geriye kalan et ve kemiksin
Gül düşünür gülistan olursun
Diken düşünür dikenlik olursun.
— Mevlana Celâleddin-i Rumi —
George Orwell’in bu kitabı, yaşadığı çağın şartlarını okuyucuya sunuyor. Yazarın Hindistan ve İngiltere’de geçen yaşantısının yazma serüvenine nasıl etki ettiğini Neden Yazıyorum sayesinde görebiliyoruz.
Aslen Hindistan doğumlu olup daha sonra İngiltere'ye göçmüş bir ailenin oğlu olan George Orwell , İngiltere'nin Hindistan üzerindeki etkisini görüyor ve bir milletin sömürülmesinin o milleti ne denli güçsüzleştirdiğini de kemiklerine kadar hissediyordu. Belki de Orwell'ın düşüncelerini bu denli etkileyen ilk olay da bu idi.
Daha sonra tanıklık ettiği dünya savaşı yılları; savaşların insanlar, devletler ve yöneticiler üzerinde nasıl bir etki bıraktığını Orwell'ın birinci elden gözlemlemesine neden oldu.
İşte Orwell'ın bu hayat hikayesinin kalemine de aktığı ve eserlerini üretirken okuyucusuna sunduğu dünyanın kendi içinde nasıl bir arka planı olduğunu bu eserle sunuyor bizlere Orwell.
Özetle; Orwell bu kitabında zihnine işleyen hayat tecrübelerini kitap satırlarına aktarırken etkilendiği yolları ve hayatının yazma serüvenini nasıl etkilediğini anlatıyor ve bu sayede Orwell’in eserlerini daha iyi bir şekilde anlamamızı yardımcı oluyor."
“Savaşarak yenilmekle, savaşmadan teslim olmak arasındaki fark, kesinlikle bir “onur” meselesi ya da çocukça bir kahramanlık değildir. Hitler vaktiyle yenilgiyi kabul etmenin bir ulusun ruhunu öldürdüğünü söylemişti. Bu kulağa parlak bir laf gibi gelebilir ama kesinlikle doğrudur.”
“Demokrasi ile totalitarizmi terazinin kefelerine koymaya ve birinin de diğeri kadar berbat olduğunu “kanıtlamaya” meraklı aydınlar gerçeklerle hiç yüzleşmemiş boş kişilerdir.”
“Yurtseverliğin muhafazakarlıkla hiçbir ilgisi yoktur. Sürekli değişen, bununla birlikte gizemli bir biçimde aynı kaldığı hissedilen bir şeye bağlılık olduğundan aslında muhafazakarlığın tersidir. Geçmişle gelecek arasında bir köprüdür. Hiçbir gerçek devrimci hiçbir zaman enternasyonalist olmamıştır.”
“Haftada üç sterlin kazanan ile yılda bin beş yüz sterlin kazanan adam birbirine yakınlık hissedebilir, oysa Westminster dükü ile Embankment’ta banklarda uyuyanlar edemez.”