Kardeşim sen düşünceden ibaretsin
Geriye kalan et ve kemiksin
Gül düşünür gülistan olursun
Diken düşünür dikenlik olursun.
— Mevlana Celâleddin-i Rumi —
“Çocuk cesetleri omuzlarına kuş tüylerinden kanatlar konarak tabutlara konuyor ve ağaçlara asılıyordu. Böylece henüz ömrünü yaşamamış çocuğun ruhu kuş şeklinde dünya ağacındaki yuvasına dönüyor ve sonra oradan tekrar doğan bir bebeğin ruhu olarak yeniden dünyaya geldiğine inanılıyordu.”
"Çoğu yerde öbür dünya olarak tasarlanan yer altı dünyasında ırmaklar ters yönde, yani kaynaklarına doğru akar. Ölüye sunulan şeyler mezarın üzerine ters çevrilerek, bazen de kırılarak konur ki, öteki dünyada düzgün ve kırılmamış olsun. Buna göre Osmanlı cenaze alaylarında ölünün atlarının eyerlerinin ters vurulmuş olması, belki de öteki dünyada düz olarak kullanılabilmeleri içindir."
"Eliade, birçok Asya halkının öteki dünyayı, bu dünyanın tersine dönmüş bir eşi olarak anladıklarını belirtmektedir. Bu, tersine evren imgesi Türk toplulukları için de geçerlidir. Birçok yerde ölülere ilişkin törenlerin güneş battıktan sonra yapılmasının sebebi, öbür dünyada gündüz olduğunun ve ölülerin yeni güne başladıklarının düşünülmesinden kaynaklanmaktadır."
"Şamanlar ağacı gökyüzüne ulaşmak için bir merdiven gibi kullanıyorlardı. Yakut kamlarının her birisinin bir ağacı vardı. Gençler şaman olabilmek için agaç dikerler, şaman ölünce ağaçları da yok edilirdi. Herhalde Anadolu'da söylenilen "bir dikili ağacın olsun" temennisi bu eski hususlara dayanmaktadır."