"Cenâb-ı Hak kullara çok Yakındır. Kul ile Allah arasında zâhirî bir mesafe veya ayrılık yoktur.
وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيدِ
“Biz ona şah damarından daha Yakınız.”
(Kâf 50/16).
O halde O’na seyretmek (gitmek) veya vuslattan (ulaşmak) maksat zâhirî yol almak değil, mâsivadan alakayı kesmek ve nefse hâkim olmaktır. Bu sebeple nefisle mücadele meydanları olmasaydı seyr-ü sülûk olmazdı."
Zünnûn-i Mısrî (rah.a.) der ki:
"Tevâzuyu isteyen, nefsini Allah’ın Azâmetine yöneltsin. Çünkü O'nun Azâmeti kişiyi ufalar, eritir. Allah’ın Gücüne bakan nefsini güçsüz görür. Tevâzunun en şereflisi nefse değil, Allah’a bakmakla elde edilir."
Dünyâda sadece bir misâfir olduğumuzu ve varacağımız yerin âkıbetinin, dünyâdan nasıl geçtiğimizle ilgili olduğunun ehemmiyetini iliklere kadar hissettirecek bir eser... Kesinlikle okunmalı.
Kalbin Sırlarıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 20221,294 okunma