"... Nasıl ki mecazi aşka tutulmuş bir âşık her an mâşukunun hayaliyle yaşar, her yerde onu görür, her şey ona onu anlatır, işte Allah âşıklarının hâli de dünyada buna benzer. Bir farkla ki mecazi aşk biter, bitmeye mahkûmdur; çünkü o sadece bir misaldir. Âşık mâşukuna kavuştuğu an külllenmeye başlar aşkı. Gerçek aşk ise bâkidir, kavuşmak bu aşkı zirveye taşır, öyle ki Allah’tan gayrı her şey yok olur, mâşuk fena fillâha ulaşır. Ama herkes geçemez bu okulu. Mecazi aşk, öyle kör eder ki gözleri, şeytan öyle yanıltır ki takılıp kalınır orada. Kimi bu uğurda canına dahi kıyar da ahiretini mahveder..."