Birden korkuya kapıldı; yeni bir şeye uzanırken en değerli şeyleri elinden düşürmekten, çıkaracağı en hafif sesin bile evreni yıkıp parçalamasından, bu parçaların onun ulaşamayacağı kadar uzaklara dağılmasından korktu.
Her sorunun kökeninde tek bir soru yatar: 'Herhangi bir şey neden vardır?' Din, ticaret ve siyaset alanlarına dair tüm soruların kökeni ise şudur: 'Güce kim sahip olacak?' ittifaklar, kuruluşlar, şirketler güç peşinde koşmazlarsa serap peşinde koşuyorlar demektir.