İnsanın içsel değerine ilişkin bilinci, daha derin daha manevi şeylere bağlıdır ve kamp yaşamı tarafından sarsılmaz fakat tutsaklar bir yana, özgür insanlardan kaçı bu bilinci sahiptir.
Kamp sakinleri ne olursa olsun karar vermekten ve insiyatif almaktan korkuyorlardı. Bu insanı kaderin yönettiğine ve kişinin kaderini etkilemeye çalışmaması, bunun yerine ağlarını örmesine izin vermesi gerektiğine yönelik güçlü bir histen kaynaklanıyordu.
Hayatımda ilk defa bir çok ozanın söylediği, onca düşündüğün nihai bilgelik olarak öne sürdüğü hakikati gördüm.
Hakikat şuydu; sevgi insanın ulaşabileceği en yüksek ve en büyük hedefti.