Dünyaya küstüğümüzde, yeryüzü adeta dar geldiğinde neden alıp başımızı dağlara çıkarız? Bu dağ metaforunun bize özgü olduğunu sanmıyorum. Kimi coğrafyalarda çöl ve deniz ya da ıssız bozkırlar aslında birer dağ imgeleminden başka nedir ki.
Şehrin gürültüsünden uzakta bir dağa çıkmak her zaman çeker beni. Ama dağa çıkmasam da dağın görkemine dalmak daha da çeker. Dağ bizzat sonsuzluk düşüncesidir. Sonsuzluğa yaklaşığımız nispette varoluşumuzu idrak ederiz. Çünkü dağ heybet ve hayrettir.
Dağın ihtişamı hayretimizi celp eder. Hayret ve haşyet duygusu acziyetimizi fark etmemize kapı açar.