tuğba

hep düş kurdum bugüne dek dikenli dallardan ham üzümler kopardın hatırla dikenli dallarda üzüm, içimde taze ümit diken ham, ağzımın içinde dönen sözcük ham, üzüm ham kaburgama attığım ip nihayet dolandı kalbimi avlamak istedim anladım. senin yuvan orası rabbim. bundan öte dövüşü, bilmiyorum
Sayfa 20 - *Gülsen Kıraç·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
sadece ölüm sığar ağızlarına şimdi sade ölüm sığar bir ağza orduyum ben, en ön safta kendiyle savaşan oklarım sivri ve ulu büyüdüğüm nehri düşünüyorum oysa en sevdiğim sandalyede öğle uykusunu
Sayfa 20 - *Gülsen Kıraç·Kitabı okudu
Şiir
Her yeni geleni Hızır zannediyorsun Aldatıyor seni bağlandığın dünya
Sayfa 17 - *ümit çiçekli·Kitabı okudu
Şiir
Mehmed Akif Ersoy, Asr Suresi ile ilgili olarak şöyle diyor: Hâlik'in nâmütenâhî adı var en başı "Hakk" Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak Hani ashâb-ı kirâm ayrılalım derlerken Mutlaka sûre-i ve'l-Asr'ı okumuş bu neden? Çünkü meknûn o büyük surede esrâr-ı felâh Başta iman-ı hakîkî geliyor sonra salâh Sonra hak sonra sebât; işte kuzum insanlık Dördü birleşti mi yoktur sana hüsrân artık.
Sayfa 125 - Çamlıca yayınları, altıncı baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Şehadet sırf temâşâ ile yetinmeyen faaliyettir; hareketliliktir. Şehadet bizi varlıktan şahısa, yâni henüz bir şekil kazanmamış halimizden bir şeyin şuûruna varma, dâimâ açık, düşünen insanın şuûr seviyesine götürür. Çeşitli dînî ibâdetlerle ruh-beden bir bütün olarak ele alınmaktadır. (Abdest, namaz, oruç, hac gibi.) Olayların tabii akışına alışıp, kapılıp giden insan, şehadetle olayları çevresini ve kendini yeni bir bakışla müşâhedeye başlar. "İnsan, Allah ve insan aşkıyla kendini aşmaya çağırılmıştır. Varlığımızın şahsiyet kazanması bir nevî yücelme ile olmaktadır."
Sayfa 123 - Çamlıca yayınları, altıncı baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam