Halk ile münasebetlerinde yapmış olduğu ibadetin varlığı ile yokluğu eşit olmadıkça, yalnız Allah'ın bilmesi ile yetinmedikçe, karıncanın ayak şamatasından gizli olan riyâ’nın gizli şâibelerinden kurtulmuş sayılmaz.
"insan ne ki/ bir numaralı kural yaşa değil/ geçimini bul para kazan değil/ hangisi doğru hangisi değil/ neyim var benim/ arzum hayat/ yeni baştan çözülecek mesele değil"
Elindeki nasırla konuştum sen başka bir sen anlatırken. Gözünün içinde asılı duran acıyı tanıdım da kışına katlanırım dedim. Feleğin çemberinden geçmedim çemberin perde olduğuna inanıp yırttım, öyle geldim sana. Şiraz'da bulduğum kendimle devam ettim yaşamaya, bu şiir ondan. Bir sürü yanlış adımla ritim tuttu adımım, dedim velev ki yaşamak böyle olsun, ışık yoksa gölge de yok, kamburumu Allah'a sakladım.