Sen,
Rab Otel’de ezel ebed misafir
Yarınların orada:
Zamanın rahminde uykularda
Yaşamın her zerresine değip de geçtikten sonra
Mezarlığın tarafından yutulduğunda
Cevaplayacaksın kendini
“Yerim burasıymış, serinmiş Rabb’in evi”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hangi arzuyu eşsen gömemezsin kendini
Hangi yalnızlığa gitsen dönersin birkaç kişi
Ne dağlar ne ovalar ne serin akşamüstleri
Cevaplayamaz ruhundaki çengelin izini
Yaratılmışsın bir zaman selinde akıyorsun
Ne zaman senin ne sel senin
Kulların yok, cennetin yok, cehennemin yok
Ama bir tabut dolusu yaşamakla görevlisin
Sen annenin karnında açan çiçeksin
Yazgılısın dünyada sürgün vermeye
Büyümeye, keşfetmeye, acı çekmeye
Sevilmeye, terkedilmeye, hayret etmeye
Vaktin az, sıkıştın zamanın kuyularında
Bir ip bekliyorsun, bir sonsuzluk müjdesi
Bitmesin istiyorsun başlayan şarkı
Sürsün bedenindeki dünya neşesi
Çaresiz mi kaldınCevapsız mı, yersiz mi?
Fânilik, o sıcak süt, yaktı mı dilini
Tanrı’nın parmaklarıyla ağzına sürdüğü bal
Donacak diye birden
Bütün arzulara pay ediyorsun kendini
Benim âmentüm, bir nesil âmentüsüdür. Tek kişiye ait olmanın derinliği yanında, toplumun koro sesi gibi çoğul, çok yanlı bir yaygınlık özelliği de vardır. Bir orman sesidir neslimin âmentüsü. Bir orkestra zenginliği ile yüklü, anlamca ve eylemce. Sadece bir mutlu inanç metni değil, bir iş, eser, tarih örme, coğrafyaya hakikat rölyeflerini verme kavgasıdır da. Âmentüm, kana işleyen, kana kırmızı rengini veren demir gibi kanın içinde ışıldayan bir tomurcuklanmadır. En soyuttan en somuta uzanır. Geçmişe olan çağrışımları yönünden bir direnişse geleceğe yönelik yamayla bir diriliş girişimidir.