Arzu Ç.

Neticede içimden geçenleri içimde tutmaya talimliyim. Ben sevilmeyi böyle öğrendim.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İstenmediğini bilen pek çok zavallı gibi çareyi incinmiş gururuma sığınmakta arardım. İstenmediğini düşünenler, onları istemeyenleri kendilerinden mahrum bırakmak gibi gülünç bir çaba içine girerler. Benim yaptığımda tastamam buydu.
Düşmekten bile daha rahatsız edici çünkü, düşürenlerin o yılışık yardım hevesi.
Yazmak da yaşamak gibiydi. Geçmişe takılıp kalmak, yeni adımlar atmanın önünü kesiyordu.
Kör kütük aşık kızlar görmüştüm öğrencilik yıllarımda. Lisede de üniversitede de. Her defasında hayal kırıklıklığına uğradıklarına şahit oldum. Sevdikleriyle bir araya gelenlerin de, gelemeyenlerin de. Ama en büyük hayal kırıklıklarını bir araya gelenler yaşadı muhakkak. O sevdalı kızlar, annelerinin kaderini paylaşmaktan öteye gidemeyeceklerini gördüklerinde, delice sevdikleri oğlanların babalarından başkasına benzemeyeceklerini farkettiklerinde elbette terk edilen kızlardan daha çok acı çektiler.