Kitabın ismine bakınca, içinde yaşam bilgeliğine dair bir şeyler bulmayı umuyorsunuz. Bana göre ancak malumatfuruşlar için biçilmiş kaftan olabilecek, ticari kaygıyla hazırlanmış bir kitap. Çoğu zaman ismine muarız (ya da benim beklentilerime), yalnızca sinir bozucu bulduğum yüzeysel bilgilerle dolu. Türkiye orta sınıf insanı gerçeğinden çok uzak tavsiyeler var içinde. Bu tavsiyeler muhatap kitlesi dikkate alınmamış gibi hissettirdi zaman zaman. Belki de beni beklentilerim hayal kırıklığına uğratmıştır ama bir kitap için inceleme yazmaya itecek düzeyde bir hayal kırıklığı bu. Sevmedim. Öyle ki bir ömür nasıl yaşanıra dair çarpıcı bir bakış açısına bile rastlamadım. Benim pragmatik yaklaşımım kitapla ilgili düşüncelerimde belirleyici oldu. Ben kitabın içinde ki tavsiye eserleri değil, kitabın içeriğini önemsiyorum. Sorsan zaten herkes bir okuma, dinleme listesi verir. Bunlar maharet değil. Maharet bir bakış açısı, düşünme metodu, yaşamın arındırdığı ve sadeleştirdiği tecrübelerinin özünü aktarabilmektir. Kitap röportajdan derlenmiş, kitabın şekillenmesi İlber hocaya taalluk etmiyor yalnızca. Belki masa başında yazılmış olsa gerçekten bir ömrün nasıl yaşanacağına dair bir fikir edinebilirdik ama bu haliyle benim için vasatın altında bir kitap.