Korku kör eder, dedi koyu renk gözlüklü genç kız, doğru sözler bunlar, kör olduğumuz anda zaten kördük, korku bizi kör etmişti, korku yüzünden körlüğümüz devam edecek.
Kısa bir süre sonra, bir yolcu uçağı, iki pilotu birden aynı anda kör olduğu için yere çakılıp cayır cayır yandı, bütün yolcular ve mürettebat öldü. O andan itibaren tek bir motor gürültüsü bile duyulmaz oldu, büyük ya da küçük, hızlı ya da yavaş tek bir tekerlek dönmüyordu artık.
Eğer tümüyle insanca yaşayamaz durumdaysak, en azından tümüyle hayvanca yaşamamak için elimizden ne gelirse yapmalıyız, diyen kadının, bunu öyle çok tekrarladı ki aslında basit be temel nitelikteki bu sözler sonunda koğuşun geri kalanı için bir özlü söze, bir düstura, bir doktrine, bir yaşam kuralına dönüştü.