Her hayat birden çok iplikle dokunurken ve ne doğum dediğimiz şey yegâne başlangıç ne de ölüm tam olarak bir sonken, nereden başlatılır ki bir insanın hayat hikâyesi?
İnsanlar, iyimserlerle kötümserler arasındaki farkın kişilik meselesi olduğunu varsayarlar. Oysa ben olayın temelde unutmayı başaramamakla ilgili olduğuna inanırım. Olanları hafızanızda tutma gücünüz ne kadar büyükse, iyimser olma şansınız da o kadar küçüktür.
Kendi türünden olmayan birine, hayatını daha karmaşık hale getirecek, düzenini bozacak ve sendeki istikrar ve köklenmişlik hissini altüst edecek birine gönlünü kaptırmak pek de akıllıca bir iş değil, kabul ediyorum. Ama öte yandan, aşkın akıllıca olmasını bekleyen biri de hiç âşık olmamıştır belki kim bilir.