Öncelikle kitap okumak benim için bir kaçamak zannederdim. Kötü düşüncelerden, kötü duygulardan, üzüldüğüm zamanlardan kaçmak istediğimde elimde bir kitap olurdu çünkü. Bu sefer öyle olmadı. Elime kitap alamadım, aldığımda okuyamadım. Depremden önce okuduğum bir kitaptı incelemeyi yazabilmek için biraz kitabı hazmetmek istedim ama sonrasında yüreğim yangın yeri oldu. Yeni yeni kitaplarıma dönmeye çalışırken inceleme ile başlamak istedim.
KRAL'ın kaybettiğini düşünsekte kaybetmediğine şahitlik ediyoruz kitapta. Ama nasıl kazandığını okuyup görün derim. Aklımda Altüst şarkısının 'başlar her şey bitti mi derken' sözleri.
Geçmişin izleri nasıl da silinmiyor hafızalardan. Bilinçdışı nasıl tuhaf bir şey ki ömrümüz boyunca ensemizde farkında olmadığımız yaşantıları bile önümüze serer vaziyette. Kenan, Fadi ve Handan üçlüsü. Fadi ve Handan'ı düşününce de aklıma Cahit Zarifoğlunun söylediği "Sevmek de Yorulur" sözü geliyor. Her ne sebepten sevmiş olurlarsa olsunlar bilinçdışı onların karşısına Kenan'ı çıkarmış olsa da yoruldu sevgileri.
Boşuna mı her yol sevmekten geçer, her şeyin başı sevgi derler. Sevgisiz büyüyen insan yara almaya çok daha müsait oluyor.
Güzel bir kitaptı. Okumaya değer..
Keyifli okumalar dilerim.