O nasıl laf öyle! Sanki kızlar daha az malzemeden yapılmış gibi. Rumi'nin sözlerini unuttun mu? Sen okyanusta bir damla değilsin. Sen bir damladaki tüm okyanussun.
O ana kadar bu sözlerin gerçek anlamını idrak edememiştim.
"Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke, innî küntü mine'z-zâlimîn"
"Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Şüphesiz ben kendine yazık edenlerden oldum."
Rivayete göre Hz. Yunus'un peygamber olarak gönderildiği Ninova şehrinde, halkın kendisiyle alay etmesinden dolayı Allah'ın iznini almadan bir gemiye binmesi üzerine gemi batma tehlikesi geçirmiştir. Çekilen kura sonucunda Hz. Yunus Peygamber denize atılmış ve bir balina onu yutmuştur. Balinanın karnında ettiği bu dua sonrasında balina onu kusmuş, Yunus Peygamber baygın hâlde dalgalarla sahile vurmuş ve orada bir kabak yaprağı ile korunmuştur. Bu duanın evlere asılması gelenek hâline gelmiştir.
Yazının cinsi Celi Sülüs'tür. İmza (ketebe) kısmında "Ketebehû nemekahû Mehemmed Emîn gufire leh" (Ona mağfiret olunsun, Muhammed Emin yazdı ve karaladı) ibaresi yer alır.
Burada "mim" harfinin bulunmasının sebebi; eski Kûfî yazıda kaf, fe ve mim harflerinin birbirinin aynısı olarak yazılması, dolayısıyla bunları birbirinden ayırt etmek, simetriyi sağlamak ve boşluğu doldurmak amacıyla yazılmasıdır. Bu, eskiden kalma bir gelenektir. Sanatçı boşlukları doldurmak için "he" harfini de kullanmıştır.
Etraftaki hâlkarla koyudan açığa doğru bir gölgeleme usulüyle süslemeler yapılmıştır.
İçerideki kesintisiz, sürekli birbirinin devamı olan dallar ise Rumi motifidir.