rumeysa

rumeysa
@rumruru
Aralarında seçim yapılacak seçeneklerin sayısı bu kadar fazlayken, seçmek bu kadar bunaltıcı ve yanlış seçim yapmanın sorumluluğu bu kadar kaygı uyandırıcı görünürken, kararsızlığa saplanıp kalmak, seçimin doğurabileceği olası pişmanlık ve hayal kırıklığına karşı bir koruma sağlıyor sanki.
Reklam
Öncelikle artık tarihimize veya şeceremize tabi değilmiş ve dolayısıyla tüm tanıdık damgalardan azadeymiş gibi görünüyoruz. Bize doyum verecek nesneleri seçebileceğimizi düşündüğümüz gibi, hayatımızın tüm doğrultusunu da seçebileceğimizi düşünüyoruz. Başka bir deyişle, bize özgü benliğimizi seçiyoruz. İkincisi, o daima uçucu ve kayıp olan jouissance'a, doğru seçimler yaparak yaklaşabilecekmiş gibi davranıyoruz. Dolayısıyla öznenin, hayatına istediği gibi yön verebilen ve nihayet doyum getirecek arzu nesnelerinin ve bunlarla ilişkili jouissance'ın yerini saptayabilen kadiri mutlak bir varlık olduğu yolunda bir algı doğuyor. Mutluluk avcumuzun içindeymiş ve onu yakalamak için elimizden geleni yapmak bize düşüyormuş gibi görünüyor.
Sayfa 59 - Metis
Bir eksiğin damgasını vurduğu birey, o eksiği giderecek kayıp keyfi cisimleştirdiğini düşündüğü nesneyi yeniden kazanmak için uğraşıp duracaktır. Dolayısıyla insanlara bir eksiğin damgasını vurmuş olduğu gerçeği, arzularını hayatta tutan motordur. Böylece, tatmin getireceğini umduğumuz şeyi bir eş, çocuk veya basit bir tüketim maddesi aramaya devam edip dururuz ve seçimlerimizden çoğu zaman tatmin olmayız. Ama bir yandan da sık sık aradığımız jouissance'ı başka insanların yaşadığı hissine kapılırız ve bu da haset veya kıskançlık doğurur.
Sayfa 58 - Metis
Bu bağlamda şöyle bir soru doğmuştur: Batı kültürü bireyi hayatında eksik bir şey olabileceği hissini yatıştırmak için sürek-li keyif alma baskısına maruz bırakan bir ideoloji yaratmakla meş-gulken, "özneyi sınır tesisiyle tanıştırma" ve olumsuzluk kategorisi konusunda havlu mu attı?
Sayfa 57 - Metis
Belli ki ilerleme yanılsaması bizim kuşağa çok iyi geliyor, ama sürekli artan olasılıklar içten içe bizi daha da kaygılandırıyor. Kendimizi seçeneklerin daha fazla tatmin getirdiğine ikna etmeye çalıştıkça, aslında bunca seçeneğe sahip olmaktan giderek daha az keyif alıyormuşuz gibi görünüyor.
Sayfa 40 - Metis
Reklam