Herkes hayatın yükünden, ıstırabından ve kargaşasından şikayet ediyor, ancak hiç kimse daha iyi hale getirmek için bir şey yapmak istemiyor. Sanki hepimiz hayatta dışarıdan bir tür izleyici gibiyiz ve her birimiz olan biten her şeyin yargıcı bizmişiz gibi davranıyoruz.
Devlet denen varlık büyük bir aile gibidir, halk ise sizin küçük kardeşleriniz. Alt tabakanın yaşadığı bu utanç verici koşullarda üst sınıfların da payı vardır. Unutmayın, halk uzun süre sabredebilir ama her sabrın bir sonu vardır.
İnsan, yeryüzünün ve yeryüzündeki yaşamın efendisidir. Sözlerle değil, kendi hayatıyla, yaptıklarıyla iz bırakır. İnsan, insanın dehası, bilge aklı ve sağlam idaresi doğanın tüm karanlık güçlerinden üstündür. Yorgun ve hasta beyinlerin uydurmalarını bir kenara bırakıp sadece gerçekliği dikkate alın.